TürkçeEnglish

Sonunda bitti!

Cumartesi, Eylül 15th, 2007

Sonunda Karadeniz yazı dizimi bitirebildim! Sonradan fark ettiğim üzere fazla detaya indim ve bu sebeple yazıların uzun olması üzerimde büyük bir stres oluşturdu:

“Bit hadi bit hadi biiiiiit, daha başka yazılar da yazacağım!”

Neyse, biraz güncel haberler vereyim:

Şu hikayaye bayıldım ya: “Kapa çeneni yoksa hack’lerim haaa!”

Geçen ay bir Akbank şubesine giderek Axess kart başvurusunda bulunmuştum. Bir hafta içerisinde geleceğini söylemişlerdi. Ancak adamın dili sürçmüş olsa gerek ki BİR AYda geldi! Neyse, artık bu kartla alan adı alışlarına başlayabileceğim. Alantron adlı firmadan deneme alışı yaptım ve kendi siteme yönlendirdim. Ancak bu yönlendirme 2-3 gün sonra gerçekleşti! Bu da Alantron yavaş mı? sorusunu gündeme getirdi. Siz domain almak için hangi şirketi kullanıyorsunuz? Memnun musunuz?

(more…)

Firefox Tavsiyesi

Pazar, Ağustos 19th, 2007

FirefoxBugün şu Google AdSense’in tavsiye reklamları üzerinde çalıştım. Siteme Firefox reklamları koymam halinde bu reklamlara tıklayıp sistemine Firefox kuran her kişi için $1 ödenecekti. Ben de Firefox reklamını sitenin en başına, site başlığı ile en son girdinin başlığı arasına koydum. Sonradan reklamın burada çok kötü durduğunu farkettim ve düşündüm ki “Eğer ben Firefox kullanıyorsam, bu reklama tıklamam da, Firefox’u tekrar kurmam da. O halde bu reklamı görmek zorunda mıyım?” Hemen çözümü buldum: “Basit bir JavaScript programcığıyla tarayıcı ve işletim sistemine göre reklamın görüntülenmesine karar vermek.”

Düşünelim, bir Linux kullanıcısı eğer Firefox kullanıyorsa göstermemeliyiz. Firefox kullanmıyorsa da göstermemeliyiz. Neden mi? Çünkü bu Firefox’u sevmediği, Safari, Opera gibi diğer tarayıcıları kullandığı anlamına gelir. Tut ki böyle değil, Firefox’u kendi paket yöneticisinden kurmak yerine neden benim yönlendirdiğim siteden indirsin? Dolayısıyla if( !linux && !mozilla ) reklamıgöster gibi bir kod ile bu görüntü kirliliğinden kurtulmuş oldum. Yani IE kullanıcıları bu reklama tıklayıp Firefox kullanana kadar reklam tarafından taciz edilecekler! Ne kadar kötüyüm, değil mi? Yoksa siz hala Firefox’u kurmadınız mı? :)

(more…)

“Esprili Şirket” diye buna denir

Pazar, Ağustos 12th, 2007

Gmail’de filtreleme, etiketleme ve arşivleme özelliğini oldukça sıkı bir şekilde kullanıyorum. Mesela pardus-kullanıcıları e-posta listesinden gelen iletiler geldikleri gibi etiketlenip arşivleniyorlar. Böylece gelen kutumu işgal etmiyorlar. Ancak bazen oluyor ki Gmail bunları spam sanabiliyor. Bu sefer “Spam Değil” tuşuna bastığımda ise Gelen Kutusuna gönderiyor bu spam sandığı iletiyi. Sonra benim de her seferinde Gelen Kutusuna gidip arşivlemem gerekiyor. Çok büyük bir şey değil gibi gözüküyor ama çok sık olunca artık, dayanamadım Google’a özellik bildirisi yapmaya karar verdim. Hemen özellik talebi formunu doldurdum. Formda bazı istekler hazır olarak her alıyordu, “Siz de ister misiniz?” babında. Bu isteklerin en sonuna geldiğimde beni kopartan bir şey gördüm : Resimde :) Bir şirket bu kadar mı esprili olabilir?

(more…)

Sonunda Internet!

Pazar, Haziran 17th, 2007

Evet, uzun bir aradan sonra tekrar İnternet bağlantıma kavuştum. Dönem sonu sınavlarım sebebiyle modemi teknik servise göndermeye üşendiğim için tabi baya bir gecikti. 8 Haziran’da kargoyla gönderdiğim modemim 14 Haziran’da geri geldi, ancak dönen pakette bir tuhaflık vardı. Sanki benim gönderdiğimden biraz daha küçüktü. İçini açıp baktığımda ise modemle birlikte gönderdiğim adaptörü göndermediklerini gördüm. (Şimdi “Neden adaptörü gönderdin ki?!” demeyin. Belki sorun onda da olabilir, belki bir üst model modem gönderirler vs diye onu da göndermiştim) Ben de tekrar aradım Airties müşteri hizmetlerini. İlk aradığımda 10 dk civarında bekledim açan yok. 1,5 saat sonra tekrar aradım, yine aynı. Hatta bir ara telefon bağlandı, 3 kere çaldı ancak açan olmayınca yine klasik müziği devreye soktular. Ne kadar da zeki bir yazılım! Güyya rezil etmemek için tasarlanmış. Sonra bir kere daha aradım akşam ancak yine cevap veren yok. Bu kadar telefon parasıyla gider adaptör alırdım diye hayıflandım ve gittim Kadıköy’den bir adaptör aldım :) 12V 2A adaptör işimizi görüyormuş. Ne güzel…

(more…)

En sık kullandığım kabuk komutları

Pazartesi, Mayıs 21st, 2007

Fatih Arslan’ın Linux Gezegeni‘nde yazdığı yazıyı gördükten sonra ben de konsolda en sık hangi komutları veriyorum diye merak ettim. İşte sonuçlar:

emre@ubuntu:~$ history|awk ‘{print $2}’|awk ‘BEGIN {FS=”|”} {print $1}’|sort|uniq -c|sort -rn|head -10
81 gcc
78 ./a.out
58 ls
55 clear
50 cd
45 sudo
13 cat
8 ps
7 glxinfo
6 sh

Ah Arch Ah!

Çarşamba, Mayıs 9th, 2007

1 senedir kullandığım Pardus’umun 2007′den 2007.1′e geçişte dizüstü bilgisayarım üzerinde donanım sorunları çıkarması sebebiyle acil durumlar için sistemde bir yandan kararlı bir dağıtım daha olsun istediğim için Alper’in övdüğü Arch Linux’u kurayım dedim. Kurulumu çok kolay deniyordu ancak kurulum sırasında başıma gelmeyen kalmadı.

Base CD’den kurulum yaptım. gnome, gnome-extra, gdm kurmaya çalışırken birtakım bağımlılık hataları çıkardı. Ekran kartımı vga yaptı, vga modülünü de bulamadğı için X’e ulaşamadım. vesa ile açmayı denedim. Kilitlenen gnome (boş) ekranın her geçen saniye parlamasına sebep oldu. Bu sebeple bilgisayarı kapatıp yeniden açınca da biraz önce kurmuş olduğum programların uçtuğunu, dolayısıyla yeni bağımlılık sorunlarının çıkmış olduğunu, bu bağımlılıkları da bazen bulup bazen bulamadığını gördüm. Yaklaşık 8-9 saatlik maceranın ardından gnome’u açabildim ancak içinde doğru dürüst hiçbir uygulama olmadan. Ben de “Hayyy archsilik!” deyip mecburen Ubuntu yükledim.

Elimde Ubuntu’nun 6.10′u vardı. Onu kurdum, güncellemesini yaptım. Bu sefer de ndiswrapper, paket kurulumları saatlerce uğraştırdı. 4-5 saat de onunla geçti galiba. Şu anda sistem idare ediyor sanki. Umarım yeni bir sorun çıkmaz.

Pardus’un değerini bilmek lazım… Diğerlerinin yanında o kadar kolay ki …

“Pardus Projesi” Semineri

Cuma, Mayıs 4th, 2007

Dün (3 Mayıs 2007) Pardus geliştiricilerinden Görkem Çetin, “Pardus Projesi” konulu seminerini vermek için okulumuzdaydı. Daha önce de bahsettiğim gibi seminerin olacağından 29 Nisan Pazar günü haberim oldu. 30 Nisan Pazartesi günü saatini öğrendim, 1 Mayıs Salı günü de afişleri astık, duyuruları yaptık. Yani iki gün kala. 2 Mayıs Salı günü Algoritma dışındaki 4 saat dersimi de “ekerek” IT laboratuvarlarından birindeki 4 bilgisayara Pardus kurdum, güncellemelerini yaptım, arka planlarındaki resimleri değiştirdim. Hatta birisine BERYL kurmak istedim ancak ekran kartının dandik S3 Via Unichrome kartlardan olması sebebiyle üç boyutlu masaüstünün sadece taban ve tavanını görebilmiş oldum. Yan yüzler beyazdı. 3 Boyutlu oyunlar da çalışmıyordu. Neyse, ben de kaldırdım beryl’i. Sonra son bir bilgisayardaki güncellemeyi yapmayı unuttuğumu farkettim. Tam güncellemeyi yapıyordu ki servis saatine az kaldığını farkettim. Servise gidecek olsam bilgisayar açık kalacaktı, bunu da istemiyordum. Ben de konsolda root iken “sleep 1200 & halt” komutunu verdim. Ancak bu komut, 20 dakika bekleyip bilgisayarı sonra kapatmak yerine güncellemenin ortasında kapattı. Neyse ki seminer günü görünürde bir sorun yoktu.

(more…)

Mangal Keyfinde Kariyer

Salı, Mayıs 1st, 2007

Geçen hafta cuma günü Logic Design sınavından çıktıktan sonra Erhan’ın tehditleriyle :P akşam 5′e kadar bekledim. Neden mi? Erhan mezuniyetinin şerefine mangal partisi verecekti. Dedim kırmayayım, hem arkadaşlarla beraber güzel vakit geçirmek varken neden eve döneyim… Yoğun bir trafik eşliğinde 7.30 gibi Yusuf’ların Habibler’deki mangal merkezine(başka isim bulamadım kusra bakmayın) ulaştık. Orada mangalın başındaki arkadaşların pişirdiği etlerin üzerine hazır konarak yaklaşık sanırım 0.5 - 1 kg et yedik kişi başı. Ondan sonra fotoğraflama aşaması başladı. Öyle karizmatik bir poz vermişim ki… Yanda :)

Gece 12 gibi eve vardığımda bitkindim. Hemen yattım, ertesi gün Kadıköy’de İnproda’nın düzenlediği kariyer çalıştayına katılacaktım. Çalıştay saat 9′da başladı ve akşam 19′a kadar sürdü. Baya yoğun ve bol içerikli bir çalıştay oldu. Kişilik analizi yaptık. Ben sırasıyla Analitik(41), Ilımlı(35), Dışa Dönük(31), Gaddar Yönetici(24) özellikleri taşıyormuşum. Ondan sonra iş görüşmeleri ve mülakatlarda yapıl(ma)ması gerekenler, özgeçmiş hazırlama yöntemleri vs anlatıldı. Bilişim sektörü detaylıca incelendi, sınıflandırıldı, her sınıfın şirket yapı ağacı detaylıca anlatıldı. Böylece nerelerde çalışma imkanımız olduğunu görmüş olduk.

(more…)

Ayrılık…

Pazar, Nisan 22nd, 2007

Penguen kitap okuyorNeler oldu neler… Tersten gideyim en iyisi.

Dün Kadıköy’de 3 tanesi şehir dışında okuyan 4 lise arkadaşımla görüştüm. Birlikte gezdik, yemek yedik, Moda’da sahil turu yaptık, bir kafede oturup çay içtik. Özlemişim be! Kasım ayından beri görüşmüyormuşuz. Tıp okuyan Emrah’ın Latince konuşmalarıyla şenlenen günümüz gayet güzel geçti. Ayrılma vakti geldiğinde ise çaktırmadım ama ağlamaklı oldum. Çünkü bir daha en erken Ağustos ayı gibi görüşebilecektik. Duygusal bir ayrılma merasiminden sonra verdim kendimi kitapçılara… Nezih Kitabevine girmemle çıkmam bir oldu. Saat 20.30′da kapatıyorlarmış. Ben de kardeşimin merak ettiği bir kitabı aramak üzere Alkım’a girdim ama girmez olaydım… O kitap hariç 5 kitap alıp çıktım ordan!

Biraz daha geriye gidersek bahar alerjisi sebebiyle derslerde uyuyunca okul doktorunun kapısını çalıverdim. Verdiği bir ilaçla uykuyu gidermeye çalıştıysak da hiç çalışmadığım Türkçe sınavına 40 dakika kala kendimi çalışma odasında uyurken buldum. Bir ara sınavdayken de uyumaya yeltendim ama kendimi zor tuttum. Ayrıca Tarih sınavında yine patavatsızlık yaparak tüm bildiklerimi döktüm ve geçen finalde yazdığım 7 sayfa kadar olmasa da, 5 sayfalık bir sınav kağıdı sundum hocaya. Umarım bu sefer beni dövmez :)

(more…)

Linux Seminerine Rekor Katılım

Cuma, Mart 30th, 2007

Felis Chaus28 Mart 2007 Çarşamba günü düzenlediğimiz “Linux Nedir?” konulu seminer 80 kişilik rekor katılımla büyük ilgi gördü. LKD’den gelen Murat GEZER bizlere Linux’un ne olduğunu, tarihçesini, Linux’u neden kullanmamız gerektiğini, nerelerde Linux kullanıldığını anlattı. Ayrıca seminer başlamadan görüntülediği 3 boyutlu masaüstü gösterisi de harikaydı. Seminer başlarken sordu: “Siz bunları Vista’da yapabiliyor musunuz?” Cevap “Hayır”dı. Seminere katılanların yarısı Bilgisayar Mühendisliğinde okumakla birlikte geri kalanı da gerek Linux’u merak ettiğinden, gerek afişler ilgisini çektiğinden katılmıştı. Demek güzel reklam yapmışız, teşekkürler arkadaşlar(özellikle Remzi, İbrahim ve Tuğba). İşin tuhafı seminere 10 dakika kala sinema salonunda bana yardımcı olan 7-8 arkadaşım ve bir izleyici vardı. Böyle olunca tabii ki baya bir panikledik. Sosyal merkeze çıkıp önümüze gelene “Seminerimiz var, hadi sen de gel” dedik, radyo kulübüne mikrofonla duyuru yaptırdık, binanın dışına çıkıp adam çekmeye çalıştık. Hatta iki kişi salonun kapısından içeri bir arkadaşlarını arar gözle bakıyorlardı da onları zorla içeri soktum :)

(more…)