Sonunda bitti!
Cumartesi, Eylül 15th, 2007Sonunda Karadeniz yazı dizimi bitirebildim! Sonradan fark ettiğim üzere fazla detaya indim ve bu sebeple yazıların uzun olması üzerimde büyük bir stres oluşturdu:
“Bit hadi bit hadi biiiiiit, daha başka yazılar da yazacağım!”
Neyse, biraz güncel haberler vereyim:
Şu hikayaye bayıldım ya: “Kapa çeneni yoksa hack’lerim haaa!”
Geçen ay bir Akbank şubesine giderek Axess kart başvurusunda bulunmuştum. Bir hafta içerisinde geleceğini söylemişlerdi. Ancak adamın dili sürçmüş olsa gerek ki BİR AYda geldi! Neyse, artık bu kartla alan adı alışlarına başlayabileceğim. Alantron adlı firmadan deneme alışı yaptım ve kendi siteme yönlendirdim. Ancak bu yönlendirme 2-3 gün sonra gerçekleşti! Bu da Alantron yavaş mı? sorusunu gündeme getirdi. Siz domain almak için hangi şirketi kullanıyorsunuz? Memnun musunuz?
Bugün şu Google AdSense’in tavsiye reklamları üzerinde çalıştım. Siteme Firefox reklamları koymam halinde bu reklamlara tıklayıp sistemine Firefox kuran her kişi için $1 ödenecekti. Ben de Firefox reklamını sitenin en başına, site başlığı ile en son girdinin başlığı arasına koydum. Sonradan reklamın burada çok kötü durduğunu farkettim ve düşündüm ki “Eğer ben Firefox kullanıyorsam, bu reklama tıklamam da, Firefox’u tekrar kurmam da. O halde bu reklamı görmek zorunda mıyım?” Hemen çözümü buldum: “Basit bir JavaScript programcığıyla tarayıcı ve işletim sistemine göre reklamın görüntülenmesine karar vermek.”
Geçen hafta cuma günü Logic Design sınavından çıktıktan sonra Erhan’ın tehditleriyle 
28 Mart 2007 Çarşamba günü düzenlediğimiz “Linux Nedir?” konulu seminer 80 kişilik rekor katılımla büyük ilgi gördü. LKD’den gelen Murat GEZER bizlere Linux’un ne olduğunu, tarihçesini, Linux’u neden kullanmamız gerektiğini, nerelerde Linux kullanıldığını anlattı. Ayrıca seminer başlamadan görüntülediği 3 boyutlu masaüstü gösterisi de harikaydı. Seminer başlarken sordu: “Siz bunları Vista’da yapabiliyor musunuz?” Cevap “Hayır”dı. Seminere katılanların yarısı Bilgisayar Mühendisliğinde okumakla birlikte geri kalanı da gerek Linux’u merak ettiğinden, gerek afişler ilgisini çektiğinden katılmıştı. Demek güzel reklam yapmışız, teşekkürler arkadaşlar(özellikle Remzi, İbrahim ve Tuğba). İşin tuhafı seminere 10 dakika kala sinema salonunda bana yardımcı olan 7-8 arkadaşım ve bir izleyici vardı. Böyle olunca tabii ki baya bir panikledik. Sosyal merkeze çıkıp önümüze gelene “Seminerimiz var, hadi sen de gel” dedik, radyo kulübüne mikrofonla duyuru yaptırdık, binanın dışına çıkıp adam çekmeye çalıştık. Hatta iki kişi salonun kapısından içeri bir arkadaşlarını arar gözle bakıyorlardı da onları zorla içeri soktum