BT
Sitem 1 Yaşında
31st Ara 2007 | Sınıfı: BT, Hayat 3

Nisan 2006′da oluşturduğum ve yazmaya Aralık 2006′da başladığım sitem 1 yaşını doldurdu. Bir sene boyunca yazabileceğim aklımın ucundan bile geçmezdi. Neyse ki sürekli daldan dala atladığım için yazacak şey de bulabiliyorum. Bilgilendirici, eğitici yazıları yazmayı amaçladığım bu siteye baktığımda şimdiye kadar bu çizginin dışına çıkıp tamamen hayatımla ilgili yazılar yazdığımı gördüm. Ya başımdan geçen olayları, sevincimi, hüznümü anlatmışım; ya da ürettiğim bir şeyi. Ama Hayat etiketinin büyüklüğünden anlayabileceğiniz üzere daha çok hayatım üzerine yoğunlaşmışım. Sanırım insan başkalarının hayatlarını okumaktan hoşladığı kadar kendi hayatının bazı parçalarını da başkalarıyla paylaşma ihtiyacı duyuyor.

Sitem ayda yaklaşık 1000 ziyaretçi alırken bunun 150 kadarı doğrudan trafik ve 100 kadarı diğer sitelerden yönlendirme. Geri kalanı da doğal olarak google. En çok tutulan sayfalara dikkat ettiğimde ismi ilginç, daha önce hiç kullanılmamış olan sayfalar, örneğin: Vista ve Işın Savaşları(1461), Hakkımda bilmediğiniz 5 şey(691), En güvenli sistem olmayan sistemdir(590), Kuzu Çevirme(558), İlk oyunum(870), Sinekler, Arılar, Karıncalar (440), Seke Seke SSK (564).

İşin tuhafı google’da “ilk oyunum”, “seke” “arılar ve partenogenez” diye arattığınızda en başlarda ben çıkıyorum =)

Neyse, gevezeliğe devam edip bu aralar ne yaptığımı anlatayım.

  1. Küçültücü programı yaptım. Kuzenim, yaptığı tüm yemeklerin fotoğraflarını çekip onları bir program ile küçültüp sağ alt köşesine sitesinin adresini yazıyormuş. Ben de dedim ki bunu otomatiğe bağlayan bir program yapabilirim. Oturdum ve bu işi yapan programı biraz uğraş ile PIL (Python Imaging Library) kullanarak 1-2 saatte yazdım. Sonra gece yarısı aklıma gelen bir fikir ile bu programı Windows’un(kuzende windows var ama yakında pardus kuracak) sağ tıklama menüsüne yerleştirip herhangi bir dizine sağ tıklandığında Küçült şeklinde bir seçeneğin çıkmasını sağladım. Böylece içinde fotoğraflar olan bir dizine sağ tıklayıp Küçült dediğinizde dizin içerisinde kucuk diye bir dizincik oluşturuyor ve içinde siteye konulabilecek boyutta ve üzerine site adresi yazılmış resimcikler oluşuyor. Bu menü işini Registry’e veri ekleyerek yaptım. Sonra python yorumlayıcısı kullanmak gerekmesin diye py2exe vasıtasıyla yazdığım programı exe dağıtımı haline getirdim. Ancak yanında maalesef birtakım taşınması zorunlu dosyalar da oluştu. Bu işi de kolaylaştırmak için bir Installer programı buldum. Bu program sayesinde tüm o dosyaları Program Files altına atıp Registry’e gerekli ayarları yazabiliyordum. Kurulum dosyasını buradan indirebilirsiniz. Ama yazı olarak sadece www.elbesofrasi.com yazabiliyor. İstediğiniz yazıyı yazdıracak şekilde henüz geliştirmedim. Umarım bir zaman bulurum da diğer yarım kalan projelerim gibi olmaz :)
  2. Ertesi gün sürekli facebook’a bakmaktan bıkarak bir program olsa ne olup bittiğini siteye girmeden bana haber verse dedim (bunu derken zaten firefoxa eklediğim notifications rss’imi unutmuşum). Bunun için kurcaladım ve Developer uygulamasını profilime eklemem, sonra da uygulamam için bir API Key almam gerektiğini öğrendim. Bunları yaptım ve python API kütüphanesini indirip biraz kurcaladım. Çok da zor değilmiş. Ama vakit istiyor. İleride orta ölçekli bir proje geliştirirsem onu facebook ile tanıştırabilirim.
  3. Sonra yine bir hışımla Django‘ya geri döndüm. Bir kitap kataloğu uygulaması yazdım. Ama henüz çok basit. Sanırım django’nun bütün belgelerini tek tek okumam gerekiyor. Çok uzuuuuuuuun!
  4. Geçen cumartesi de Remzi‘yle arkadaşımız Alper‘in iş yerine(Park Yeri) gittik ve Alper bize bir güzel SVN ile Trac kullanımını gösterdi. Oldukça faydalı oldu. Eve gelince hemen bir projede SVN denemelerine başladım. Artık zamanla oturacak.
  5. Önümdeki 1 ay içerisinde 11 sınav, 3 proje ve 2 sunum, 1 toplantı, bir yandan da dersler var. Bakalım sağ salim çıkabilecek miyim bu maratondan. Kısa koşuda iyiyim de iş uzayınca nefes nefese kalıyorum. Umarım bu sefer olmaz.
  6. Masaüstü bilgisayarımızın ekran kartı bir aydır uçuk vaziyette duruyordu. Geçen haftasonu gittik ve eski emektar(!) ATI yerine NVIDIA FX 5500 aldık. Dün de büyük bir hevesle Compiz Fusion kurdum. Harika bir şey :) Eğer yeni bir dizüstü alırsam ona da kurarım. Sadece biraz kullandıkça sanki yavaşlıyor gibi geldi. O da belki ekran kartının AGP olmasının verdiği etkidendir.
Etiketler: , , ,
3 Comments
  1. Mete Ercan Pakdil
    1.33 on Ocak 22nd, 2008

    Siteni tam bir yıldır takip etmesemde 7-8 ay oldu sanırım. Ama senen öğrndiğim şeyler oldu en azından hayat dersleri :) Anladığım kadarıyla bir Python hastasısın (yanlış anlamış olabilirim), bölye düşünerek gereksiz bir(!) soru soracağım: ben PHP hastasıyım ama bildiğin gibi PHP’de php2exe diye bir olay yok! Şimdi sen böyle python bilerek hem linux hem windows hemde web programları yazınca kıskandım doğrusu. Neyse soruya gelelim python ile php karşılaştırması yaparsak; veritabanı, web ve masaüstü uygulamalarında ne kadar iyi? Php kadar webde iyimi? Java kadar cross-platform mu? Java öğrenmek istiyorum J2ME için Pyton da cep telefonları için geliştirme ortamı var mı? Varsa kaynak gösterebilirmisin? Bu kadar ! :)

  2. Emre Aladağ
    1.49 on Ocak 22nd, 2008

    Teşekkürler. :) Ben de uzun yıllar PHP Kullandım. PHP’nin en büyük artısı hemen tüm linux sunucularda çalışıyor olması ve kaynak yeme konusunda Python’dan daha iyi olması.

    Python’un en büyük avantajı ise hızlı kod yazma ve hataları kolaylık ayıklama imkanı vermesi. Bu yüzden google Python kullanıyor. Diyorlar ki “Rekabetin zırla gittiği bu dünyada bizim için performanstan ziyade hızlı kod geliştirme daha önemli.” Biliniyor ki bir hizmeti ilk kim çıkarırsa ve en güzel özellikleri en hızlı kim sunarsa o daha iyi tutuluyor. Onlar da bunu farkında.

    Uygulamalarda ne kadar iyi kısmına gelecek olursak, yukarıda bahsettiğim gibi geliştirmesi kolay ancak çok kaynak yiyor. Dolayısıyla iyi bir iyileştirme(optimizasyon) kullanmadıktan sonra ağır iş yapan masaüstü programları geliştirmek sıkıntılı olabilir. Bu durumlarda ağır işleri C’ye yaptırma yöntemini kullanabiliyoruz. Tabi bu kısımlar beni şimdilik aşan şeyler :) Ama en azından NASA’nın python kullandığını biliyorum. Çünkü hesaplamalarda kolaylık sağlıyor. Ayrıca kodu anlamak çok kolay.

    Java kadar cross-platform olduğu tam olarak söylenemez. Artık hemen her makinada JVM mevcut. Ancak python’un VM’si mevcut değil. Dolayısıyla ya py2exe ile 10 dosyadan oluşan bir arşiv oluşturmak, ya da python yorumlayıcısını kurdurmak zorunda kalıyoruz. Buna bir de Qt gibi GUI kiti eklersek iş daha da büyüyor. Ama elbet Google’ın ve diğer programların (Blender) yaptığı gibi her şeyi tek bir bin dosyasına sıkıştırıp kurulumu yapmak da mümkün.

    Nokia S60 serisi telefonlar için python yorumlayıcısı mevcut. Bu programın kurulması halinde mobil uygulamalar yazmak mümkün. Ancak java kadar geniş bir yelpazesi yok tabi :)
    Googleda S60 python şeklinde arama yaparsan birçok kaynak bulabilirsin. Sourceforge’daki pys60 sayfasında PDF olarak belge mevcut.

  3. Mete Ercan Pakdil
    1.50 on Ocak 31st, 2008

    Bu uzun cevabın için teşekkürler, buradan hareketle önce Java sonra macera :)

Leave a Reply

IMPORTANT! To be able to proceed, you need to solve the following simple math (so we know that you are a human) :-)

What is 2 + 10 ?
Please leave these two fields as-is: