Category: Türkçe

Date:

Nisan 2006da oluşturduğum ve yazmaya Aralık 2006da başladığım sitem 1 yaşını doldurdu. Bir sene boyunca yazabileceğim aklımın ucundan bile geçmezdi. Neyse ki sürekli daldan dala atladığım için yazacak şey de bulabiliyorum. Bilgilendirici, eğitici yazıları yazmayı amaçladığım bu siteye baktığımda şimdiye kadar bu çizginin dışına çıkıp tamamen hayatımla ilgili yazılar yazdığımı gördüm. Ya başımdan geçen olayları, sevincimi, hüznümü anlatmışım; ya da ürettiğim bir şeyi. Ama Hayat etiketinin büyüklüğünden anlayabileceğiniz üzere daha çok hayatım üzerine yoğunlaşmışım. Sanırım insan başkalarının hayatlarını okumaktan hoşladığı kadar kendi hayatının bazı parçalarını da başkalarıyla paylaşma ihtiyacı duyuyor.

Sitem ayda yaklaşık 1000 ziyaretçi alırken bunun 150 kadarı doğrudan trafik ve 100 kadarı diğer sitelerden yönlendirme. Geri kalanı da doğal olarak google. En çok tutulan sayfalara dikkat ettiğimde ismi ilginç, daha önce hiç kullanılmamış olan sayfalar, örneğin: En güvenli sistem olmayan sistemdir(590), İlk oyunum(870), Sinekler, Arılar, Karıncalar (440)

İşin tuhafı googleda "ilk oyunum", "seke" "arılar ve partenogenez" diye arattığınızda en başlarda ben çıkıyorum =)

Neyse, gevezeliğe devam edip bu aralar ne yaptığımı anlatayım.

  1. Küçültücü programı yaptım. Kuzenim, yaptığı tüm yemeklerin fotoğraflarını çekip onları bir program ile küçültüp sağ alt köşesine sitesinin adresini yazıyormuş. Ben de dedim ki bunu otomatiğe bağlayan bir program yapabilirim. Oturdum ve bu işi yapan programı biraz uğraş ile PIL (Python Imaging Library) kullanarak 1-2 saatte yazdım. Sonra gece yarısı aklıma gelen bir fikir ile bu programı Windowsun(kuzende windows var ama yakında pardus kuracak) sağ tıklama menüsüne yerleştirip herhangi bir dizine sağ tıklandığında Küçült şeklinde bir seçeneğin çıkmasını sağladım. Böylece içinde fotoğraflar olan bir dizine sağ tıklayıp Küçült dediğinizde dizin içerisinde kucuk diye bir dizincik oluşturuyor ve içinde siteye konulabilecek boyutta ve üzerine site adresi yazılmış resimcikler oluşuyor. Bu menü işini Registrye veri ekleyerek yaptım. Sonra python yorumlayıcısı kullanmak gerekmesin diye py2exe vasıtasıyla yazdığım programı exe dağıtımı haline getirdim. Ancak yanında maalesef birtakım taşınması zorunlu dosyalar da oluştu. Bu işi de kolaylaştırmak için bir Installer programı buldum. Bu program sayesinde tüm o dosyaları Program Files altına atıp Registrye gerekli ayarları yazabiliyordum. Kurulum dosyasını buradan indirebilirsiniz. Ama yazı olarak sadece www.elbesofrasi.com yazabiliyor. İstediğiniz yazıyı yazdıracak şekilde henüz geliştirmedim. Umarım bir zaman bulurum da diğer yarım kalan projelerim gibi olmaz :)
  2. Ertesi gün sürekli facebooka bakmaktan bıkarak bir program olsa ne olup bittiğini siteye girmeden bana haber verse dedim (bunu derken zaten firefoxa eklediğim notifications rssimi unutmuşum). Bunun için kurcaladım ve Developer uygulamasını profilime eklemem, sonra da uygulamam için bir API Key almam gerektiğini öğrendim. Bunları yaptım ve python API kütüphanesini indirip biraz kurcaladım. Çok da zor değilmiş. Ama vakit istiyor. İleride orta ölçekli bir proje geliştirirsem onu facebook ile tanıştırabilirim.
  3. Sonra yine bir hışımla Django‘ya geri döndüm. Bir kitap kataloğu uygulaması yazdım. Ama henüz çok basit. Sanırım djangonun bütün belgelerini tek tek okumam gerekiyor. Çok uzuuuuuuuun!
  4. Geçen cumartesi de Remzi‘yle arkadaşımız Alper‘in iş yerine(Park Yeri) gittik ve Alper bize bir güzel SVN ile Trac kullanımını gösterdi. Oldukça faydalı oldu. Eve gelince hemen bir projede SVN denemelerine başladım. Artık zamanla oturacak.
  5. Önümdeki 1 ay içerisinde 11 sınav, 3 proje ve 2 sunum, 1 toplantı, bir yandan da dersler var. Bakalım sağ salim çıkabilecek miyim bu maratondan. Kısa koşuda iyiyim de iş uzayınca nefes nefese kalıyorum. Umarım bu sefer olmaz.
  6. Masaüstü bilgisayarımızın ekran kartı bir aydır uçuk vaziyette duruyordu. Geçen haftasonu gittik ve eski emektar(!) ATI yerine NVIDIA FX 5500 aldık. Dün de büyük bir hevesle Compiz Fusion kurdum. Harika bir şey :) Eğer yeni bir dizüstü alırsam ona da kurarım. Sadece biraz kullandıkça sanki yavaşlıyor gibi geldi. O da belki ekran kartının AGP olmasının verdiği etkidendir.


Share: FacebookGoogle+Email


Receive notification on my new posts

* required
Languages*   
* Different contents, not direct translation. You may choose both if you wish.
comments powered by Disqus