Category: Türkçe

Date:

Sivri SinekDün gece yine internete takılı kalıp saat 11de yatacağıma 2ye kadar süründüm. Sonra da nasıl olsa erken kalkamam diye saati 9.30a kurdum. Yattıktan sonra da 3 adet sivrisineğin etkisiyle 1 saat rötar yapan uyku seferim saat 3 sularında başladı. Sabah olduğunda saat çaldı, kapattım; ancak her zamanki gibi "biraz daha uyuyayım" diyerek yatmaya devam ettim. Bu andan sonra her uyku bölünmelerinde saate baktığımda (kaç kere baktığımı hatırlamıyorum) saatin 9.30 olduğunu gördüm. "Oh ne güzel ya uyumamışım demek ki! Hani o saniyelik uykulardan olsa gerek" diyerek biraz daha uyu, biraz daha uyu... Neyse, sonra kalkabildim, kahvaltı yaptım ve bilgisayarımı açtığımda gördüğüm "12:03″ ibaresiyle şok oldum: saat alarmın kaça kurulu olduğunu gösteriyormuş! Yani siz siz olun şu saatlere güvenmeyin :)

ArıSineklerden söz açmışken, bu aralar bu böcekgiller familyasıyla baya bir uğraşıyorum. Lise yıllarımda otobüste gözümün önünde, kafamın üstünde bir arının partenogenez ile doğum yapmasına tanık olmam yetmezmiş gibi 2 gün önce de küvetin içinde kalan az bir su birikintisine yumurtlamaya çalışan bir sivrisineği de gördüm! Nerden mi anladım? Sivrisinekler -bildiğim kadarıyla- yumurtlamaktan başka bir sebeple yere konmaz, hep duvarlarda veya tavanlarda, dikey olarak havadadırlar. Ben de biraz banyo yaptırayım dedim ama çok uğraştırdı.

Bu sabah da kahvaltı masasının altında karınca olduğunu farkettim. Birkaç gün önce ekmek yediğim günlere kadar ekmek kırıntılarını götürüyorlardı ancak 1-2 gündür ekmeğin bitmesi (ve almaya üşenmem sebebiyle) kırıntı olmadığı halde mesaiye çıkmışlardı yine. Her zamanki gibi pür dikkat gözlemlemeye koyuldum bu karıncaları. Sonradan anladım ki bunlar börekten düşen iki-üç susamKarınca parçasının peşindelermiş. Susamları onlara yaklaştırdım, bir türlü susama ulaşamayan bir tanesini de itekledim, ulaştıklarında önce bir tanesi, sonra ikisi birden kaldırmayı denedi ama ağır geldi galiba. Bıraktılar, başka şeyler aramaya koyuldular... Bu süreçte de bir şekilde anlaştıklarına tanık oldum. Çarpıştıkları veya engelle karşılaştıkları zaman genişten alarak o nesnenin etrafını dolaşıyorlar. Birlikte kaldırmak üzere anlaşabiliyorlar. Kavga etmiyorlar! Keşke biz insanoğlu da örnek alabilsek... Ayrıca şimdi gördüğüm bir yazıyı da paylaşmak istiyorum. Karıncaların nasıl yuva yaptıklarını incelemek için yuvadan içeriye sıcak metal dökmüşler ve sonuçta muhteşem bir mimariyle karşılaşmışlar.


Share: FacebookGoogle+Email


Receive notification on my new posts

* required
Languages*   
* Different contents, not direct translation. You may choose both if you wish.
comments powered by Disqus