Category: Türkçe

Date:

Dün (3 Mayıs 2007) Pardus geliştiricilerinden Görkem Çetin, "Pardus Projesi" konulu seminerini vermek için okulumuzdaydı. Daha önce de bahsettiğim gibi seminerin olacağından 29 Nisan Pazar günü haberim oldu. 30 Nisan Pazartesi günü saatini öğrendim, 1 Mayıs Salı günü de afişleri astık, duyuruları yaptık. Yani iki gün kala. 2 Mayıs Salı günü Algoritma dışındaki 4 saat dersimi de "ekerek" IT laboratuvarlarından birindeki 4 bilgisayara Pardus kurdum, güncellemelerini yaptım, arka planlarındaki resimleri değiştirdim. Hatta birisine BERYL kurmak istedim ancak ekran kartının dandik S3 Via Unichrome kartlardan olması sebebiyle üç boyutlu masaüstünün sadece taban ve tavanını görebilmiş oldum. Yan yüzler beyazdı. 3 Boyutlu oyunlar da çalışmıyordu. Neyse, ben de kaldırdım beryli. Sonra son bir bilgisayardaki güncellemeyi yapmayı unuttuğumu farkettim. Tam güncellemeyi yapıyordu ki servis saatine az kaldığını farkettim. Servise gidecek olsam bilgisayar açık kalacaktı, bunu da istemiyordum. Ben de konsolda root iken "sleep 1200 & halt" komutunu verdim. Ancak bu komut, 20 dakika bekleyip bilgisayarı sonra kapatmak yerine güncellemenin ortasında kapattı. Neyse ki seminer günü görünürde bir sorun yoktu.

Pardus Yüklü Bilgisayarlar

Seminer günü İbrahim ve Remziyi peşime takarak laboratuvardaki bilgisayarların yanına gittim. Görevlileri çağırıp bilgisayarları seminer salonuna (DMF 114) taşıdık. İbrahim sağolsun bilgisayarları kurdu. Sonra Yiğit de o sırada çiçekleri getirmişti. Çiçekleri kucağında tutmak isteyen olmayınca öğretmen odasına koyduk, sonra alırız diye(tabii ki seminer sonunda vermeyi unuttuk).
Seminer zamanı geldiğinde beklemediğim bir manzarayla karşılaştım. Biz 20 kişilik bir katılım beklerken DMF-114ün tamamı dolmuştu. O saatteki IT ve CSE kodlu Data lablarda kısa uygulamalar yapılmış ve asistanlar öğrencileri seminere yönlendirmişler. Bazı arkadaşlarım da Multimedia quizlerinde hızlı hızlı bir şeyler karalayıp çıkmış ve seminere yetişmişler. Mert Özgül arkadaşım da büyük bir fedakarlık örneği göstererek o gün hiç dersi olmamasına rağmen sırf seminer için okula gelmiş. Buradan teşekkürlerimi iletiyorum kendisine. Seminer hazırlıkları devam ederken katılımcılara "Arkadaşlar ikramlardan alabilirsiniz, çekinmeyin." dememle birlikte insanların yemeklere hücum ettiğini gördüm. Aynı şekilde çıkışta da bu hücum devam etti. Öyle ki çıkışta 0 cips, 2-3 adet de kurupasta kalmıştı. Bir tanesini de ben yedim aç olduğum için :)

Seminer başlangıcında Prof.Dr. Hasan Dağ bir açılış konuşması yaptı ve sonra beni konuşma yapmak için davet etti. Herhangi bir konuşma için hazırlanmadığım ve çok heyecanlı olduğum için konuşmakta baya bir zorlandım ve asıl söyleyeceğim şeyi, "IŞIX"ı söylemeyi unuttum. Ancak daha sonradan araya girerek tanıtımı yapmış oldum. Bununla birlikte seminer süresince Görkem Bey öğrencileri soru sormaları yönünde teşvik etti ve soru soranlara Pardus CDsi hediye etti. Sorduğu bir soruyla da Pardusu kullanan 10-15 kişinin de olduğunu öğrenmiş oldum. Seminer sonunda yeni çıkan Pardus kitabını kulübe hediye etti. Ben de bu kitabı en yakın zamanda kütüphaneye hediye edeceğim ki insanlar faydalanabilsinler. Alper de seminer boyunca fotoğraf ve video çekti. Bunları da kulüp sitesine koydum. Ayrıca Alper Hasan Dağdan lablara Linux kurulması konusunda söz aldığını söyledi ancak tahminim bunun Hasan Dağın bir sözü değil temennisi olduğu yönünde. Umarım yanılıyorumdur.

Seminer o kadar hızlı geçti ki, saatin 5e geldiğini fark edemediğim için aklıma çiçek getirmek de gelmedi. Hasan Dağ benden Görkem Beyi servislere götürmemi istedi. Ben de Tuğbayı bilgisayarların başında nöbetçi bırakarak Görkem Beyi servislere götürdüm.

Salona döndüğümde taşınacak 4 adet bilgisayar vardı. Güvenlik görevlilerinden araba talebinde bulunup Tuğba ile topladığımız bilgisayarları bu arabalara yükledik. Sonra bilgisayarları IT lab sınıfına yerleştirdik, kurulumlarını yaptık. Sanırım en acı yanı buydu. Tuğba hariç kimse kalmamıştı çıkışta, o da yardım etmese halim haraptı... Her şeyi hallettikten sonra 7 servisiyle eve döndüm. Bitkin ve yorgundum. Yemekten sonra vurdum kafayı yastığa ve ...


Share: FacebookGoogle+Email


Receive notification on my new posts

* required
Languages*   
* Different contents, not direct translation. You may choose both if you wish.
comments powered by Disqus