Nükleer Yalanı
25th Şub 2007 | Sınıfı: Genel 2

Nükleer SantralBugünlerde Nükleer Santral kurma çabaları tekrar başladı ve bu konu Nükleer’i halka sevdirmek için sık sık kamuoyuna yansıtılıyor. Nükleer enerjinin Enerji Bağımlılığını kaldıracağını, CO2 çıkartmadığını, dolayısıyla hava kirliliğine sebep vermediğini, Ucuz olduğunu, Büyük devletlerin kullandığını, Güvenli olduğunu iddia ediyorlar. Hatta Enerji Bakanı Hilmi Güler bugün “Bir takım kişilerin öcü gibi göstermesine gerek yok. Bizim de çoluğumuz çocuğumuz bu ülkede yaşıyor. Risk olsa bunu yapar mıyız?” demiş. Ben yapmazdım. Bakanlık ya etrafındakiler tarafından aldatılıyor, ya da her zamanki gibi Amerika’nın baskısıyla bunları yapıyorlar… Neden mi? Açıklayayım:

  1. Nükleer Enerji Ucuzdur

    Hiçbir nükleer santral planlanan zamanda bitirilemez. Bu da projeye ek bir maliyet bindirir. Ayrıca nükleer santrallerin yönetimi, bakımı, tamiri çok pahalıyken; bu santralin ömrü bittiğinde kapatılması, o santralin kurulumundan çok daha pahalıya gelir. Çünkü çevreye zarar vermeden saklanması gereken birçok zararlı parçadan oluşur.Nükleer atıklar bakanın belirttiği gibi başka ülkeler tarafından satın alınmaz! Yer altına, okyanusların derinliklerine varillere konularak saklanır. Bu yöntem mevcut yöntemler arasında en güvenlisi olmakla beraber hem pahalıdır, hem de çevreye zararlı… Nükleer yakıt ve atıklar taşınırken yerleşim birimlerinden geçirilmesi çok büyük tehlikeye yol açar. Bu da güvenli aktarım yollarını gerektirdiği için fazladan maliyet demektir. Santraller için mevcut olan güvenlik masrafları da çok fazladır. Bununla birlikte sızıntılar ve kazalar sebebiyle santral çalışanlarında ve civar halkında oluşan sağlık sorunları nedeniyle yüksek miktarlarda tazminat ödenmektedir.
    Tüm bu yüksek masrafları nedeniyle halkımıza sadece kurulum ve yakıt masrafı hesaba katılarak 3-4 cent/kwh olarak söylenen nükleer enerjinin ortalama maliyeti, 4 katına çıkarak 12cent/kwh gibi yüksek bir miktara ulaşmaktadır. Halbuki pahalı denilen kömür, güneş ve rüzgar enerjilerinin maliyetinin hiçbirisi 9cent/kwh’den yukarı çıkmamaktadır. Bu da Nükleer Enerji’nin ucuz olduğu iddiasını çürütür. Pahalı olan bir santral ise devlet tarafından desteklenmeden ayakta kalamaz. Bu da halkın üzerine fazladan vergi yükü binmesine sebep olur. Günümüzde Amerika Birleşik Devletleri’ndeki nükleer santraller devlet yardımıyla ayakta kalmaya çalışmakta, ancak başarılı olamadıkları için teker teker kapanmaktadırlar.

  2. Nükleer Enerji Enerji Bağımlılığını Kaldırır
    Günümüzde ülkemiz enerji açısından dışa, özellikle de Rusya’ya bağımlı bir durumdadır. Bu durumdan kurtulmak için ise birçok temiz, ucuz ve güvenli yöntem bulunmasına rağmen ülkemiz Nükleer Santrallere yönelmektedir. Öncelikle, bugün kurulması planlanan Sinop ve Akkuyu santrallerinin devreye girmesi halinde bu santrallerin ülke enerji ihtiyacının %5′inden fazlasını karşılayamayacakları kesindir. Bununla birlikte uranyum yurtdışından ithal edileceği için, yurt dışına milyarlarca dolarlık bir bağımlılık söz konusu olacaktır. Tüm bunları yapmak yerine hiçbir dış bağımlılığı olmayan güneş ve rüzgar enerjisine yönelinse, %30 civarında seyreden elektrik kaçakları giderilse ve etkin enerji yöntemleri icat edilse ki maliyeti 0-5 cent arasındadır, kat kat hızlı bir şekilde dış bağımlılık azaltılabilir.
  3. Nükleer Enerji Temizdir
    Nükleer enerji temiz değildir! Çünkü nükleer yakıtların kullanılabilmesi için zenginleştirilmesi gerekir. Bu zenginleştirme sürecinde ise çok büyük enerji gerektiğinden kömür santralleri kullanılır. Örneğin Amerika’nın Ohio ve Indiana eyaletlerinde bulunan ülkenin en çok kirlilik oluşturan kömür santralleri sırf uranyum zenginleştirmesi için kullanılmaktadır. Bununla birlikte atıkların saklanması ciddi bir sorundur ve atıklar ya yüksek maliyetle kurşun varillere doldurulup okyanusların derinliklerine bırakılmaktadır, ya da göz göre göre yerleşim birimlerine yakın yerlerde korumasız olarak yer altına gömülmektedir. Tüm bunlar da nükleer enerji temizdir ve CO2 salınımı yoktur iddiasını çürütür.
  4. Nükleer Enerji Güvenlidir
    Denilir ki “Yeterince güvenlik önlemi alınırsa nükleer santraller güvenlidir”. Halbuki bunca zamandır nedense şu “yeterince güvenlik önlemleri” hiç alınamamakta, birçok duyulan veya duyulmayan kazalar olmaktadır. Nükleer enerjinin mimarları olarak kabul edilen Amerika ve Sovyetler’de Three Miles Island(1978) ve Chernobil(1986) kazaları bunun en çarpıcı örnekleridir. Bu kazalar ne kadar yeni teknolojiye sahip olunursa olunsun kazaların kaçınılmaz olduğunu göstermektedir. Hatta, Chernobil kazasının güvenlik denemesi yapılırken gerçekleştiği bile söylenmektedir. Hal böyleyken, İkitelli’deki nükleer araştırma reaktöründen birkaç gram radyoaktif madde sızıp civar bölgedeki insanları hastanelik ediyor ve bu olay uzun bir süre insanlara duyurulmuyorsa ülkemizdeki tehlikeyi bir de siz düşünün…

    Bir diğer tehlike ise savaş durumlarında nükleer santrallerin durumudur. Güvenlik önlemlerine güvenilemeyen mevcut santrallerin bombalanması durumunda ise çok büyük felaketler meydana gelebilir. Şimdiye kadar çeşitli sebeplerle meydana gelen kazalardan bazılarına bir bakın.

  5. Nükleer Enerjiyi Herkes Kullanıyor
    Maliyeti, oluşturduğu kirliliği, tehlikesi sebebiyle endişe duyan dünya, Three Miles Island kazasından sonra endişesinin yerli olduğunu anlayıp nükleer santraldan uzaklaşmaya başlamıştır.Bu kazadan sonra mevcut nükleer santral siparişleri iptal edilmiş, bir daha yeni sipariş verilmemiştir. Yeni sipariş veren ülkeler ise yakıt bağımlısı yapılmak istenen 3. dünya ülkeleridir. Bu ülkelere ise eski teknoloji santraller pahalıya satılmaktadır.Birçok gelişmiş ülke ise Nükleer enerjinin sorunları anlamış ve rüzgar, güneş, dalga enerjisi ve jeotermal enerji gibi alternatif enerji kaynaklarına yönelmiştir.Örneğin Almanya, 2020 yılına kadar enerji ihtiyacının %20′sini rüzgar enerjisiyle karşılamayı hedeflemiştir.Enerji ihtiyacının %80′ini nükleer enerjiden karşılayan Franse ise nükleer enerjinin ucuz ve etkin olmadığına kanaat getirip alternatif enerji kaynaklarına yönelmiştir.
  6. Sonuç
    Tüm dünya nükleer enerji’den “kaçarken” bizim bu enerjiye yönelmemizin sebeplerinden birisi dış güçlerin bizi enerjide dışa bağımlı hale getirmek istemesidir. Bir diğer sebep ise, komşumuz İran’ın nükleer güç olacağı endişesiyle nükleer silah üretme isteğidir. Güvenliğimiz için nükleer silah üretmemiz, silahı üretmek için de nükleer santral kurmak yoluyla teknolojiyi öğrenmemiz gerekiyor olabilir. Ancak her ne kadar bize verilecek santralin son teknoloji olacağı söylense de bu söyleme asla inanmıyorum ve biz nükleer güç olamadan Ortadoğu’da işlerin kızışacağını düşünüyorum. Madem amacımız nükleer silah yapmak, o halde Amerika’nın İncirlik üssünde konuşlandırdığı 50′si bize hediye edilen 90 adet nükleer bomba neyimize yetmiyor?En iyisi bu oyuna gelmeyip ülkemizdeki enerji kaçaklarını kaldırmaktır. Kaçaklar kaldırıldığında 12 adet nükleer santralin getireceği enerjiyi elde edebiliriz. Nükleer santrale verilecek paraya imkansızlıklar nedeniyle yurtdışında çalışmak zorunda bırakılan mühendislerimize enerji tasarrufu ve etkinliği konusunda araştırma yapmaları için fon ayrılsaydı şimdiye kadar bağımlılığı yarıya indirmiştik bile…

    Kaynaklar:

    “Nuclear Power: Too Expenive to Solve Global Warming.” net.org 1 November 1999, National Environmental Trust. 26 April,2006.

    “Climate Change Briefing ‘Nuclear power is no solution to climate change: exposing the myths‘.”. nirs.org Nuclear Information and Resource Service. 26 April, 2006

    Suzuki, David. “Nuclear power an expensive red herring.” davidsuzuki.org. 17 March, 2006
    Daivd Suzuki Foundation. 26 April, 2006.

    Kirsch, Steven. “Despite safeguards, nuclear power carries great risk“. mercurynews.com. 24 April, 2006. Mercury News, 26 April, 2006.

2 Comments
  1. ali
    18.41 on Aralık 25th, 2008

    Bir nükleer santrale adam gibi yatırım yapınca o nükleer santral çok iyi çalışır. Nükleer atıklar mı? Tama bir kullanılmış uranyumun yarılanma ömrü birkaç milyondan bir milyara çıkabilir ama şu an kullandığımız hidrokarbonların etkisi 10 milyon yıl sonra kalkacak. Nükleer santraller için bazı projeler var. Artık uranyumun kullanılmaması gibi. Sodumla çalışan bir nükleer santral kurulacak. Bunu yapabilmek için bir deneyim gerekiyor. Biz Türkiye olarak bunu yapamayacağız umutsuzluğunda olmamalıyız. Her “adam gibi kullanıldığında” temiz olana önelinmelidir.

  2. Ahmet Emre Aladağ
    19.36 on Aralık 25th, 2008

    Bir nükleer santrale adam gibi yatırım yapmak da ekonomik yönden ülkeyi çıkmaza sokar. Aynı paraya çok sayıda yenilenebilir enerji santrali kurulabilir. Ayrıca nükleer santrale adam gibi yatırım yapılsa bile çok iyi çalışacağının garantisi yoktur, çünkü bu santrali yönetenler İNSAN. İnsan ise daima hata yapar.

    Atıklar konusunda ise dediğiniz süre boyunca saklamamız gereken atıklar ortaya çıkıyor. Bahsettiğiniz yeni teknolojiler çıkıp denenene kadar bu tür santraller kuruluyor, yani değişen pek bir şey yok. En azından önümüzdeki birkaç on yıl boyunca.

Leave a Reply

IMPORTANT! To be able to proceed, you need to solve the following simple math (so we know that you are a human) :-)

What is 7 + 2 ?
Please leave these two fields as-is: