Category: Türkçe

Date:

Mükemmeliyetçi insanlar, hayatta birçok zorlukla karşılaşmalarına rağmen birçoğu içinde bulundukları durumdan, hayatı ne kadar zorlaştırdıklarından, neleri kaçırdıklarından habersizdir. Bu yazımda farkındalık uyandırmak adına bu zorluklardan bahsedeceğim.

Temel Motivasyon

Çoğu mükemmeliyetçi insanın derinlerde yatan temel motivasyonu (farkında olmasalar da) hayatta kalma, var olma ve varlığını hissetme içgüdüsüdür. Mükemmeliyetçi insanlar şu gibi şeyleri içten içe düşünür durur:

  • Hayatta kalabilmem için her şeyin dosdoğru olması lazım. Asla hata yapmamalıyım. En ufak bir hata bana zarar verebilir.
  • En doğru kararı vermeliyim ki zarar görmeyeyim.
  • İşimi en mükemmel yapmalıyım ki sonunda zarar görmeyeyim.
  • Kurallar koymalı ve konulan kurallara uymalıyız ki kaos olmasın, güvende olalım.
  • Herkes kurallara uysa hiçbir sorun kalmayacak şu hayatta.
  • Plansızlık ve kuralsızlık sadece hata getirir.

Eleştiri

İçgüdüsel olarak belirlenen motivasyon, zihinsel süreçler tarafından desteklenir. Planlar yapılır, asla plansız hareket edilmez, kurallar konulur, herkesin kurallara uyması gerektiği empoze edilir, mükemmele ulaşana kadar çaba gösterilir ve sürekli analiz gerçekleştirilir: "mükemmel oldu mu?". Çoğu zaman mükemmele ulaşmak mümkün olmadığı için ideal ile gerçeklik arasındaki fark, hayal kırıklığı oluşturur. Bu da öncelikle kendisine, sonra dışarıya yönelik eleştirel iç ve dış seslerin oluşmasına sebep olur. Bu insanların çevresindeki tüm kusurları hemen tespit edip onları düzeltme yoluna gittiğini görebilirsiniz. Yapılan hatalar ve eksikler asla onlardan kaçmaz, mutlaka eleştirmeli, düzeltmelidirler. Aslında niyetleri "her şey daha iyi olsun"dur. Eleştiri onlara göre gelişim ve daha iyi olma fırsatıdır. Ama dışarıdan "her şeye burnunu sokan tip" olarak algılanırlar ve eleştirileri bir zaman sonra tepki görmeye, umursanmamaya başlar: "bir şeyi de eleştirme be!". Çatışmadan kaçınanları ise eleştiriyi olduğu gibi kendine yöneltir. Tüm suçlu kendisidir zaten.

İdeal Arayışı

İdealisttirler. Kafalarında ideal olan "en doğruların yaşandığı" bir dünya vardır. Dünyayı değiştirmek, onu daha iyi bir yer yapmak, kimsenin yapmadığı yeni işler yapıp iz bırakmak, bu sayede kendilerini "var" hissetmek isterler. Çoğu zaman bu idealistlerin realistlerle tartıştığını görebilirsiniz. Kısır bir döngüdür, çıkışı olmayan. "Doğrucu Davut" sözüne en iyi örnektirler. Pragmatik ve realist insanları anlayamazlar. "Ama doğrusu bu! Böyle yapmaları gerekiyordu, neden yapmıyorlar anlamıyorum bir türlü!". Hedefleri yüksek olduğu için çok çalışırlar. Hem çalışma temposu konusunda hem de başarısızlık durumunda kendilerine acımasız davranabilirler.

Mükemmellik ve kusursuzluk arayışı onları her konuda optimizasyon (eniyileme) yapmaya yöneltir. Örneğin tasarruf konusunda takıntılıdırlar. Ancak yanlış yere takılmaları durumunda bir şeyden tasarruf edeyim derken başka şeyden (vakitten) hoyratça harcayabilirler. Özellikle mükemmeliyetçi kişiliğe sahip yazılımcılar "premature optimization" tuzağına sıkça düşebilirler.

Kontrolcülük ve Sağlık Sorunları

Kontrolcüdürler. Başkalarına bırakılsa hiçbir şey olması gerektiği gibi olmayacaktır. Bu sebeple etrafındaki her şeyi ve herkesi kontrol etme çabasında olabilirler. Bu "en doğrusunu ben bilirim, siz bilmiyorsunuz" tavırlarına sokabilir. Olaylar kendi kontrolünden çıkacak olsa paniklerler. Çünkü kontrolsüzlük korku vermektedir. Patron olmaları durumunda çalışanlarından sürekli durum raporu beklerler. Hatta bazen bu beklentilerini "zaten olması gereken bu, herkes bunu biliyor olmalı" diyerek söyleme gereği bile duymazlar. Beklentileri karşılanmayınca da gerekli raporu vermeyen çalışanlar "savsaklayan, ciddiyetsiz" kişiler olarak görülebilir.

Obsesyon (takıntı), özellikle de titizlik takıntısı bu kişilerde sık görülür. Sebebi "mikropların onları öldürebileceği" korkusudur. Bu korkularının rasyonel olmadığını fark etseler bile düzeltmeleri zordur. Cesaret edip, mikropla yüzleşip ölmediklerini görmeleri gerekmektedir. Bir başka takıntı olan simetri ve düzen takıntıları da bu kişilerde "düzen sağlanamazsa kaos oluşabilir" korkusuyla görülebilir.

Yine bu kişilerde psikosomatik (yani psikolojinin bedeni etkilediği) rahatsızlıklar (egzama, IBS, ülser, vb.) görülebilmektedir. Bu da mükemmeliyetten ve kontrolden uzak olmanın verdiği gerginlikten, yani hayatta kalma korkusundan kaynaklanmaktadır.

Hata Yapma Korkusu

Hata yapmak onlar için ölümcül görüldüğü için hata yapmaktan çok korkarlar. Bu durum onları "En mükemmeli yapmak için en doğru zaman şimdi değil" diyerek eyleme geçmekten alıkoyabilir. En iyi anı, en doğru seçimi, en doğru cevabı bulmak için "Her şeyi baştan düşünmeli ve planlamalıyım" diyerek düşünüp/araştırıp eylemsiz kalabilirler. Eylemsizlik de "ideale hala ulaşamadım" sitemiyle kendi kendilerine yönelik öfke oluşturmalarına sebep olabilir. Düşünme payına sahip olmak için telefon yerine e-posta ile iletişimi tercih edebilirler. E-postalara yanıtları gecikebilir. Enine boyuna düşünmek için zamana ihtiyaç duyarlar. Ek olarak yazı yazmak, proje geliştirmek gibi konularda işin sonunu getirmekte zorlanabilirler. Çünkü her zaman daha mükemmelini elde etmek mümkündür.

Hata yapmayı engellemek için kendilerince sistematikler geliştirirler ve o sistematiğe sadık kalırlar. Daha iyisini bulduklarına ikna olmaları durumunda değişikliğe açıktırlar. Mükemmeliyetçilikle özgüvensizlik bir araya gelirse en doğrusunu kendilerinin yapamayacaklarını düşünüp insiyatif almaktan kaçınabilirler. Özgüven fazlalığı durumunda ise "en doğrusunu ben bilirim" diyerek gerekmedik insiyatifleri alabilirler.

"Yeterince iyi optimizasyon yapabilirsem en az feragatle en fazla faydayı elde edebileceğim kararı verebilirim" anlayışına sahip olmaları durumunda fırsat maliyeti bile hata olarak algılanmaya başlanabilir.

İyi Yanları

Mükemmeliyetçiliğin hiç mi iyi yanı yok? Elbette var. Çoğu zaman prensip sahibi insanlar olup "kötü insan" olmaktan korktukları için etik değerlere bağlı düzgün insanlardır. Olaylara pragmatik değil prensipleri üzerinden bakarlar. Vizyoner insanlardır. Eksik ne varsa bulup düzeltirler, dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için çabalar dururlar. İşlerinin süresinden emin olamasanız da kalitesinin yüksekliğinden emin olabilirsiniz. Bununla birlikte bir çalışmanız hakkında fikir almak istediğinizde mükemmeliyetçiden iyisini bulamazsınız. Eksik gedik ne varsa baştan söyler, kusurlarla baştan yüzleşebilirsiniz. Tabi bu durumun moralinizi bozmaması gerektiğini önceden koşullanarak gitmekte fayda var.

Sonrası

Bu yazıda mükemmeliyetçiliğin getirdiği zorlukları anlattım, ancak her mükemmeliyetçi insan böyle olacak diye bir kaide yok. Birçok kişi çaba göstererek bu zorlukların birçoğundan kurtulabiliyor. Eğer siz de bir mükemmeliyetçi iseniz, yine bir eksik bulup, çözüm odaklı davranıp "ee hani çözüm?" diyor olmalısınız. İlerleyen zamanlarda "Mükemmeliyetçilikten kurtulma yolları" ve "Mükemmeliyetçi insanlarla geçinme rehberi" temalı yazılar yazmayı planlıyorum. Yeni yazılardan haberdar olmak için aşağıdaki kutudan e-posta listeme kaydolabilirsiniz.

Yazı Dizisi

  1. Teşhis: Mükemmeliyetçi Kişilerin Yaşadığı zorluklar - Buradasınız
  2. Analiz: Mükemmeliyetçi Benlikle Sohbet
  3. Çözüm: Mükemmeliyetçilikten Kurtulma Yolları - Yakında


Share: FacebookGoogle+Email


Receive notification on my new posts

* required
Languages*   
* Different contents, not direct translation. You may choose both if you wish.
comments powered by Disqus