Geçen hafta İngilizce kursumu ekmemin ardından bugün Kadıköy’deydim. Hocamız memleketine(Trinitad Tobago) döndüğü için yerine İngiliz bir hoca geldi. Sanırım bugün geçen haftalara göre daha eğlenceliydi. “Nükleer Enerji’ye Hayır! Kyoto’yu İmzala!” mitinginden gelen şarkı sesleri eşliğinde güzel bir gün geçirdik. Yine yarışma gibi bir şey yaptık ve yine biz kazandık. Tabi uzaya çıkan ilk insanın Yuri Gagarin olduğunu bilmem sayesinde
Arkadaşlarım bunu bildiğimde “Ulan yeter ya, bir şeyi de bilme ya! Nerden biliyorsun Yuri Gagarini? Ne biçim çocuksun sen ya?” diye nidalar atıyorlardı sınıfta hehe.
Neyse, dersler bittikten sonra kendime yeni bir çift ayakkabı alıp çok esnek olduğu ve cebime langırt diye soktuğum için yamulmuş olan ve herkesin burnumun ucunda durmasına kıl kaptığı gözlüğümü düzelttirdim! (ne cümle oldu ama he) Sonra da Bahariye İkbal’de güzel bir ziyafet çektikten sonra eve dönmek üzere duraklara yöneldim. Yolda bir dilenci gördüm. “Ne olmuş yani? Her yerde dilenci var!” diyebilirsiniz ama bu dilenci farklı. Şöyle bir şeyler diyordu:
“Allah rızası için yardım, Maçı İnşallah siz kazanırsınız…”
Tabi orada bir kahkahayı kopardım! Vay be, artık para koparamıyorlar diye insanlara damardan giriyorlar.
Neyse, duraklara ulaştım; ancak aklımda yanlış kalan bir şey varmış: Fenerbahçe-Galatasaray maçı Ali Samiyen’de değil, Kadıköy’deymiş. Ben de enayi gibi maça 1 saat kala otobüse binmişim. Doğal olarak da 1 saat 40 dakikada eve dönebildim. Bunu da biraz önce haberlerden öğrendim. Tabi otobüste horul horul uyuyunca yoldaki manzaraları göremiyor insan. Ben de zannediyorum ki Fenerbahçeliler karşıya geçerken böyle bir trafik oluşturuyor! Vay be, duyan de Samiyen’i tamamen fenerliler dolduracak sanar.