Category: Türkçe

Date:

http://www.youtube.com/v/ua-cOMsFZrA

Petrol OfisiShellGün: 31 Ağustos 2007, Cuma

Sabah 9.30 - 10 gibi kongre merkezine ulaştık. Oturumlar daha başlamamıştı. Açılış konuşmaları yapıldı. Sonra IEEE örgütlenmesi, genel konular hakkında yapılan konuşmalarda ise uyukladım sanırım. Böyle örgütlenmeyle (görev bağları, dernek kurulması, makbuz kesimi vs.) ilgili muhabbetlerden hiç hoşlanmıyorum. Neyse, öğle yemeğinden önce biraz dışarı çıktım. ATMlerin önünden geçerken bakiyemi denetlemek için banka kartımı çıkarttım ve cihaza taktım. Şifreyi de girdim, güzel. Ama sonra bir uyarı sesiyle irkildim: "Bu kartla bankamatikte işlem yapamazsınız!", biraz gerisin geri geldim. Baktım ki kartım Akbankın, ATM Ziraat Bankasının. İkisi de kırmızı olunca, uyku mahmurluğu şaşırıvermişim :) Sonra öğle yemeği yedik yemekhanede. Yemekler güzeldi :)

Öğleden sonra ise Turkcell oturumu vardı. Turkcell AR-GE Müdürü Coşkun Şahin konuşma yapacaktı. Biraz Turkcellden, 3G sisteminden, gelecekten kısaca bahsedip Turkcellin küçük firmalara iş yaptırarak onların piyasada iş yapabilmelerini sağlamaya çalıştığını, böylece bir ekosistem oluşturuarak bu ekosistemden kendisinin de faydalanacağını ifade etti. Oturumun geri kalanının ise soru-cevap şeklinde ilerlemesini tercih etti. Ben de kendisine "Okuduğum bir yazıda ‘Dünya 4Gye geçerken, biz neden 3Gye geçiyoruz! diyorlardı, neden acaba?" şeklinde bir soru yönelttim. Kendisi de "Sen onu gazeteden okumuşsundur da ondan. 4G denilen şey daha belirlenmedi, sadece fikir/taslak halinde. Belki WiMAX kastedilmiş olabilir. Ama onun da geleceği belli değil." gibi bir cevap verdi. Bunu öğrendiğim iyi oldu. :) Ayrıca Gebze Serbest Bölgesinde yeni kurdukları Turkcell Teknoloji şirketinden bahsetti. Bu şirket, Turkcellin AR-GE işlemlerini yaptırdığı şirketmiş. Tüm Turkcell grup şirketlerinde olduğu gibi işe alımlarda bir "Yeni Mezun Yüzdesi" mevcutmuş ve üniversitelerle projeler gerçekleştiriyorlarmış. Yüksek lisans düşünmesem çok isterdim açıkçası.

Bundan sonra da bir çalıştay yapıldı. Bu çalıştayda Coşkun Bey, bize bir projelerinden bahsetti. Bu proje şuydu: "Mezun olan her mühendislik öğrencisi, Turkcell altyapısını kullanarak yazılım geliştirmiş olsun.". Bunun için Turkcell altyapısını kullanacak bir çatı (framework) hazırlanacaktı ve öğrenciler de bu çatıyı ve APIlerini kullanarak Turkcell altyapısını kullanan uygulamalar geliştirecekti. Bu çatının ve APInin tasarlanmasını da yine öğrenciler üstlenecekti. Bunun için fikirler öne sürüldü.

Çalıştay bitiminde İngiltere York Üniversitesiden gelen bir kol başkanının sunumunun sonunu izledim. Neler yaptıklarını çok güzel bir şekilde anlatıyordu. Google Londra ofisine gezi düzenlemek için talepte bulunmuşlar ama reddedilmişler. Bunun üzerine bir de Amerikaya (Londra için) talepte bulunmuşlar, Amerikalıların "belki" demesi üzerine şirketi e-posta yağmuruna tutup, biraz da Google misyonundan kelimeleri duygu sömürüsü amaçlı kullanarak kendilerini ikna etmişler.

Akçaabat(Akçe-abat) Köftesi

Akşam yemeğine Akçaabattaki Nihat Ustaya gittik. Oldukça güzel bir yerdi. Oturduğumuzda tabakların yanında Laz börekleri duruyordu. Bir tadalım dediğimizde ise herkes bir anda böreklere saldırmaya başladı: Harikaydı! Daha sonra köftelerimiz geldi. Köfte üstüne bir daha börek istedik, garson kız "bu kadar kaçırabildim" diyerek 4 tane daha getirdi. Onları da bitirdik hemen :) Laz böreğini bilmeyenler için tarif edeyim. Herkesin bildiği su böreği vardır. Onun şerbetlenmiş hali. Az yerseniz harika da çok yiyince bıkkıntı verebiliyor.

Sonra otobüslere doluştuk. Yolda ilginç şeylerle karşılaştık. Bilirsiniz, yolda paralel çizgiler varsa, bir de üzerinde insan olan bir tabela varsa, bu bir "Yaya Geçidi"dir. Ancak bizim gördüğümüz şey bunların yanında kocamaaaaaaaan bir "YAYA GEÇİDİ" tabelasıydı. Sanki buranın insanları akıl edemez dercesine! İkinci tuhaf şey ise 30m arayla iki tane ilköğretim okulunu ard arda görmemizdi. İkisi de ana yol üzerindeydi. Okula varınca tekrar otele döndük...

Gün: 1 Eylül 2007, Cumartesi

Sabah Remzinin bir tanıdığı vasıtasıyla 99 YTLye ayırttığı uçak biletini almak üzere bir acenteye gittik. 99 YTL ödeyerek bileti aldı. Daha sonra ben de bir Internet Kafeye gidip bilet fiyatlarına baktım. En uygunu 199 YTLlik olan bileti öğrenci indirimiyle 150 YTLye almak idi. Kullanılan işletim sistemi Windows olduğu için kişisel bilgilerimin çalınması endişesiyle rezervasyon yaptırmadım. Aynı acentaya gittik ve 199 YTL olan bileti almak istediğimi söyledim, ancak 150 YTLye değil, 161 YTLye geldiğini söylediler. Dedim, herhalde Business Class, o yüzden vergi/indirim vs. daha değişik oluyor. Kredi kartımı verdim, bir 136 YTL çekti, sonra bir de 25. "Neden böyle?" diye sorduğumda, "Ek olarak alıyoruz ya" gibi yuvarlak cevap verdi. Sanırım ana acente olmadığı için komisyon aldılar! Keşke rezervasyon yaptırsaymışım.  Hemen bir dolmuşa atlayıp kongre salonuna ulaştık.

Yetiştiğimizde öğle yemeği vakti gelmemişti ve bölgesel toplantılar vardı. İstanbul toplantısında bazı konulara çok zaman ayrılması sebebiyle diğer konular doğru düzgün konuşulamadı. Işık Üniversitesi olarak destek istedik. Bir zamanlar 25 üyeden oluşan okulumuz bir kol kurmaya hak kazanmış. Sonra muhtemelen bu sayı düşüşe geçmiş, mezun olanlar ve tanıtım yapılmaması sebebiyle. 2005te Boğaziçi Üniversitesinde yapılan kongreye 2 kişi katılmış okulumuzdan. Onların da kim olduğu ve ne yaptıkları meçhul. Kulüp başkanları olarak okulumuzda böyle bir kolun varlığından bile haberdar değildik.

Öğleden sonra görev dağılımı yapıldı. Teknik toplantıda görev almak isteyen adaylar belirlendi. Sonraki oturumda ise, başkanlar çok kısa bir sürede, adayların çoğunu tanımadan oyladı. IEEE Türkiye temsilciliğini de KTÜden Veysel Tüysüz kazandı. Sonra, 2 saat bekletilen Magic Talent‘in kurucusu Turgay Adıyaman harika bir sunum yaptı. Burada aklımdan çıkmayan ilginç bir örnek verdi: PO-Shell karşılaştırması.

  1. POnun satış noktası sayısı Shellin iki katı.
  2. POnun idari kadrosunda 70 kişi çalışıyor, Shellde 16
  3. POda Genel Müdür ile en alt kademe arasında 7 kat bulunurken, Shellde bu sayı 1.
  4. POnun geliri Shellin (sanırım) yarısı

Burada anlatmak istediği şey Grup olmak ile Takım olmanın farkı idi. Oturumdan sonra akşam yemeğini saat 8i geçerken yemekhanede yedik ve otele geçtik. Sabah Ayder gezisi için saat 8de otobüs kalkacaktı. Bu gezinin sponsoru da Turgay Beyin çalıştığı Vodafone idi.


Share: FacebookGoogle+Email


Receive notification on my new posts

* required
Languages*   
* Different contents, not direct translation. You may choose both if you wish.
comments powered by Disqus