Category: Türkçe

Date:

Bir haftalık kısa bir tatilin ardından Pardustaki stajıma başladım. Detayları ilerleyen günlerde anlatacağım, ancak güzel tatilimden bahsetmeden geçemeyeceğim.

Birkaç günlük akraba ziyareti ve kaplıca seansının ardından bölgesinin tekeli olan bir otobüs firması ile Ankaraya doğru, cumartesi günü TOEFL sınavına gireceğim için 1 gün de dinlenme payı bırakarak perşembe günü yola çıktım. İyi ki de dinlenme payı bırakmışım, perişan oldum.

Öncelikle otobüs önüne gelen her yerde yolcu alıp 1 saatlik yolu 2,5 saatte aldı. Sonrasında tekeri yarıldı ve sol arka köşede bulunan ben langır langır sallanmaya başladım tekerin her dönüşünde. Uzun bir süre de bu şekilde yola devam ettiler. Sonrasında bir tamircide durarak Mercedes Trevego model otobüse yan sanayi bir lastik taktırdılar. Neyse dedik, ilerledik. Bu sefer köşede ayaklarının arasında koca sırt çantası olması sebebiyle sıkışmış olan ben, ayağımı uzatacak yer arayışlarındayken aklımdan yine kötü şeyler geçirdim:

"Ya; ayağımı buraya koyuyorum ama, ya kaza olur da sıkışırsa?"

15 saniye sonra önümüzdeki Alamancı araba aniden sağa kırdı ve otobüs ani fren yaptı: Öndeki 5 sıra insan koridora uçtu!

Son 5 ayda aklımdan kötü bir şey geçirdikten sonra gerçekleşen 3. kaza. Sanırım düşünce gücünün gerçek hayata tesirinin (Türkçesi şom düşünceliliğin) kanıtı bu...

Neyse, dolaşa dolaşa gitme, benzin alma, tekerlek değiştirme, kaza derken elemanlar çok vakit kaybettik diye ihtiyaç molası dahi vermeden bastılar Ankaraya. İndiğimizde ise bizi bir sürpriz bekliyordu: valizlerimizin üzerine 20-30 kiloluk un çuvalları koymuşlardı! Neyse, sonunda sağ selamet TOEFL sınavına girebildim. Fena değildi. Sonuçları bekliyorum. Sınava İstanbulda istediğim tarihte yer bulamamam sebebiyle Kızılayda bulunan Karacan Prestige Englishte girdim. Gayet güzeldi. LCD ekranları, bilgisayar masalarını ayıran kabinleri, güzel kulaklıkları vardı. Yandakinin sesi gelmiyordu ancak arkadaki kişinin sesi duvardan yansıdığı için (mesafe çok az), duyulabiliyordu. Ama çok rahatsız olmadım. Ancak en komik nokta ise dinleme kısmında böcekler hakkında ders anlatılırken benim aklım nasıl olduysa sınav programını Java ile yapmış olmalarına gitti:

"Vay be, Java ile yazmışlar. E peki Cambridge felan neden Macromedia ürünlerini kullanıyor, bir de üstüne üstlük exe olarak dağıtıyor yazılımlarını?"

Tabi sen misin bunu düşünen, bir sürü detay kaçırdım. Soruların bazılarında bahsedilen şeyleri hiç duymamışım bile! Bilgisayarcı olmanın dezavantajları... Bu arada sınavda Biyoloji, Psikoloji, Astronomi gibi ilginç konulardan parçalar çıktı. Anla anlayabilirsen... Biyoloji biraz zorladı açıkçası. Deneyin her aşamasını anlatmış elemanlar.

Alınan dersler:

  1. Her an her şeye hazırlıklı ol
  2. Değil şom ağızlılık, şom düşüncelilik bile etme!
  3. Tekellerden uzak dur, rekabeti ve kaliteyi ara. Uzakta olsa bile.
  4. TOEFL sınavına girmeden önce sabahleyin konuşma testi çözmek dilinizi açabiliyor.
  5. TOEFL konuşma kısmında mikrofona bağırarak konuş, yoksa tanımıyor sesini.
  6. TOEFL okuma kısmında ilk başta baştan sona okumaya kalkma, doğrudan sorulara geç, cevapladıkça okuya okuya git.
  7. TOEFL yazılımına kafayı takma, basit düşün!


Share: FacebookGoogle+Email


Receive notification on my new posts

* required
Languages*   
* Different contents, not direct translation. You may choose both if you wish.
comments powered by Disqus