Gün: 3 Eylül 2007, Pazartesi
Bugün son günümüzdü. Uçağımız 21.45′te kalkacağı için bizim de eşyalarımızı odadan çıkarmamız gerekiyordu. Sabahleyin apar topar valizleri hazırladık, ben Uzungöl’e gitme sevdasıyla önden çıkarak ödemeyi yaptım ve valizimi akşam almak üzere bir kenarda bıraktım. Yazıhaneye giden en kestirme yolu öğrenerek koşturmaya başladım. Beş dakika sonra ulaştığımda aklımda kalan 8.30 saatinin haftasonu için geçerli olduğunu, midibüsün 15 dakika önce kalktığını öğrendim ve mecburen 9.30 arabası [8 YTL]ile gitmek zorunda kaldım.
Midibüs şeklindeki araç oldukça güzeldi, bizim okulun servislerine benziyor. Tekrar dünkü istikamete, Of’a doğru yola çıktık. Of’tan kısa bir süre sonra sağ tarafa(güney) döndük ve 45km kadar da o yoldan gittik.Yolun kimi kesimleri güzelken bazı kesimleri taş-toprak haldeydi. Yol genişletme çalışmaları vardı. Hükumet Karadeniz’e iyi hizmet etmiş he!
Güzel vadilerin yanından büyüleyici doğa manzaralarını izleyerek geçtik ve 2 saatin sonunda (Çaykara ve Dernekpazarı adlı kasabalara uğrayıp) saat 11.30′da Uzungöl’e ulaştık. Ulaştığımızda aklımdan geçen şey şu oldu: “Bütün ateistleri buraya getirmek gerek! Göstersinler bakalım tüm bu güzellikler nasıl tesadüf eseri oluşurmuş!” Şöför merkezde beni indirdi ve dönüş bileti almamı istedi, ben de 13.45′e aldım. Sonra ben inmenin rahatlığıyla oyalanırken şöför araca tekrar binmemi istedi, ben de “Herhalde ileride başka şeyler de var” diye bindim. İleride tesisler vardı. Muhtemelen alabalık tesisleri. Ancak ben oralara varmadan yolda indim. Hemen indiğim yerde bir fotoğrafçı vardı. Ben de bu güzel yerd bol bol video çekebilmek için fotoğraf makinemdeki 823MB’lık veriyi 2 CD’ye yazdırdım[Aslında USB diske yazdıracaktım ama adamın çakışma var, çalıştıramıyorum demesi sebebiyle üstelemedim]. Sonra fotoğraf/video çeke çeke, gölün etrafını dolaşmaya başladım.
Kongre ekibi Uzungöl’de yapacak bir şey yok diye buraya gezi düzenlemedi. Onun yerine rafting yapıp, horon tepip paintball ve top oynayabildikleri Ayder’e götürdüler. Aslında doğru, Uzungöl’de böyle şeyler daha zor ancak benim gibi doğa aşığıysanız [böcekgiller hariç], burası kafanızı dinlemek ve huzur bulmak için harika bir yer ve bence Ayder’den çok daha güzel.
(more…)