Öncelikle Kurban Bayramınızı ve yeni yılınızı kutluyor, yeni yılın hepimiz için yeni güzellikler getirmesini temenni ediyorum.
Evet, yeni bir yıla daha başladık. İyileriyle ve kötüleriyle 2006 yılını arkamızda bıraktık. Umarım yeni
yıla kendimizi sorgulayarak, eksiklerini görüp gidermiş yepyeni insanlar olarak gireriz. Nitekim yılbaşı diğer özel günler gibi bir yıl dönümü ve bu yıl dönümünün diğerlerinden farklı olarak “anma/kutlama amaçlı” olmasından ziyade, “sorgulama” amaçlı olması gerekir. Sokrates’in de dediği gibi “Sorgulanmayan hayat yaşamaya değmez.” Çünkü sorgulanmayan yaşam insanı bir sıradan bir varlıktan farklı kılmaz. Bu yüzden yıl başında televizyon karşısında oturup bin bir türlü rezillik içeren eğlence programları izlemektense bu vakitleri kendimize soru sorarak geçirmeliyiz.
Bu sene,
- kendim/ailem/insanlık için faydalı ne iş yaptım?
- kişisel zaaflarımdan kaçını giderdim?
- ne kadar öğrendim?
- ne kadar ürettim?
- bilgisayar/TV başında ne kadar boş vakit harcadım?
gibi sorular vahim tabloyu ortaya serecektir. Maalesef günümüzde hiçbirimiz yaşamımızı hakkıyla yaşayamıyoruz. Öz eleştiriden uzak, TV başında uyuşturulmuş şekilde geçen bir hayat… Uyuşturulmuş bir
hayat; çünkü gösterdiği şeyleri doğru kabul ettiren bir alet bu televizyon. Gördüğü her şeyi farkında olmasa bile benimseyen insan; uyuşturulmuş, yapımcıların vermek istediği iletiyi kabullenmiş oluyor. Bunun birçok örneğini zaten düşünseniz sıralarsınız. Ancak bu bayram dikkatimi çeken ilginç bir durum ise “Kurban Bayramlarının kan vahşet içeren, iğrenç bir etkinlik olduğu”, “yılbaşının içilip eğlenerek kutlanması gereken, havai fişeklerle süslenen çok güzel bir etkinlik olduğu” iletisinin verilmesiydi. Bu yayınlarla yetişen bir gençliğin batağa düşmüş batı gençliğinden ne farkı kalır ki? Dün misafirlikteyken izlediğim bir dizide yılbaşı kutlamasında o kadar çok içme sahnesi vardı ki, bunları izleyen 10 yaşındaki bir çocuğa “içki zararlıdır, çok tehlikelidir; 18 yaşından küçüklere yasaktır” desen ne fayda eder ki? İşte burada basın-yayın organlarının kimin emri altında olduğu rahatlıkla görülebilir. Dikkat ederseniz bahsettiğim dizinin yayınlandığı kanal son zamanlarda ek kanallar açarak çok büyük atılımlar yapıyor, acaba bu parayı nereden buluyorlar!
Neyse ki ortaokula geçerken nasıl olduysa televizyondan uzaklaşmıştım ve o zamandan beri aramızdaki buzlar erimedi(arada sırada çok sevdiğim dizileri izlemek dışında). Ama onun yerini de maalesef bilgisayar doldurdu. Gördüm ki İnternet’in de televizyondan pek bir farkı yokmuş. Orada da yığınla gereksiz bilgi, gereksiz meşguliyet. Ama insanın işi sürekli internet ile olunca el kol bağlanıyor doğal olarak
Neyse, bir diğer husus bu sene yine “Seneye görüşürüz” esprisini yapanların çıkmasıydı. Ece’ye ve bu esprisini mantıksal dayanaklara oturtup savunan Semih’e buradan selamlar
2006′da gerçekleşen önemli olaylara bakaca olursak, 2006′nın pek de parlak olmayan bir sene olduğunu görürüz. Özellikle de yılın son günü bayram arefesi Müslümanlara hakaret edercesine yapılan bir idam ile…
Umarım 2007 bize güzellikler getiren bir sene olur.
Mutlu Yıllar, İyi Bayramlar!
