Hayat
ALES macerası
17th Kas 2008 | Sınıfı: Hayat 10

Gece 2… Normalde bu saatlerde pek yazmam ama ALES saatlerimi şaştırdı. Dün Cevizli-Maltepe civarlarında ALES’e (Akademik Pesonel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı) girdim. Bunca zamandır çalışmayı erteleye erteleye bir baktım ki son gün gelmiş. Arkadaşımdan öğrendiğime göre MEB ve TÜBİTAK, ALES puanlarına göre yükseklisans bursları veriyormuş! Benim ise haberim yok. Neyse, ben de sınavdan önceki gece son iki sınavın sayısal denemelerini çözdüm. 80 soruya 95-100 dakika gidiyor gibiydi, sonuçlar da burs için idare ediyordu (73 ve 76,25 net). ÖSS’de kullandığım ezber bilgiler (geometri kuralları) uçsa da temel olarak birçok taktiği hatırlıyordum. Ama işte zaman sıkıntısı vardı. 2 deneme sonrası yattım, ancak her sınav öncesi olduğu gibi yine uyuyamadım bir süre. Yine (ÖSS ve TOEFL gibi) 4-5 saatlik uykuyla önemli bir sınava girecektim.

Sabahleyin sınav yerini zor bulduk. Neyse ki 9.05 gibi sınav yerine ulaştım, 25 dk. vardı daha. Üst baş araması yapıldı. Nedense bu tür durumlarda şüpheli davranışlar sergiliyorum (gülümsemek gibi). İnsan polisi görünce suçluluk duygusuna kapılır ya, benimki de “Ben masumum” demenin bir yolu işte. Polis tuhaf baktı, ama neyse ki geçmeme izin verdi :) . Sınıfımı buldum, kimlik denetlemelerini yaptılar. Görevli sınav giriş belgem ile nüfus cüzdanımı aldı ve baktı: cüzdanda 15 yaşındaki fotoğrafım, giriş belgesinde sakalsız 1 ay önceki halim, o anda ise 3 haftalık kaba sakallı ben! Bi ona baktı, bi ona, bi bana. Uzun bir tereddütten sonra içinden “hadi neyse…” diyormuş gibi bir bakışla belgeleri sıraya bıraktı. İçerisi çok soğuktu, baya bir üşüdüm. Sınıfın bir 1. sınıfa ait olması sebebiyle sıraya sığamadım maalesef, ÖSS’de olduğu gibi.

Sınav başladı, artık tek kitapçıkta veriyorlarmış Sayısal+Sözeli. Yoksa yetiştiremezdim. 80 sayısal+20 sözeli çözdüğümde 110 dakikanın geçtiğini gördüm ve ufak bir molanın ardından son 60 dakikaya girdiğimde tedirginlikten biraz fazla gaza basmış olacağım ki 45 dakikada 60 paragraf sorusu çözerek son 15 dakikaya girerken sınavı bitirdim! Sonra o dakikalarda Matematik’te emin olmadığım soruların sağlamalarını yaptım, salladığım 1-2 sorunun mantıklı bir şekilde sallandığından emin oldum (bir soruyu birden fazla yoldan sallamak oluyor bunun adı).

Sınavla ilgili ilginç bir tespitim ise şu oldu: Sınav bilgisayarcılar için biçilmiş kaftan! Hele ki Bioinformatics dersini alıyorsanız değmeyin keyfinize. Manhattan Turist Sorunu, Dinamik Programlama, Açgözlü (Greedy) Algoritmalar, Karar Ağaçları, Graflar, Kombinasyonlar, … Ne ararsanız var, gerek bu sınavda, gerek önceki sınavlarda. Sık sık kullandım diyebilirim, sözelde bile! Eee, bilgisayarcı olmanın avantajları…

Sınav çıkışı ise asıl işkence başlıyordu. Minibüs yoluna indik, dolmuşlar dolu geçiyordu, biz de (arkadaşımla) yürümeye başladık, hava oldukça güzeldi. Birkaç kilometre gitmiştik ki yanı başımızda boş (ayakta gitmeye müsait!) bir minibüsün belirmesiyle içeriye atlamamız bir oldu. Eve dönüşüm 2-2,5 saat sürdü ve haşatım çıkmıştı. Akşam 17.30 gibi yattım, içerinin ve alt komşunun gürültüleri sebebiyle 1-1,5 saat içerisinde uyuyabildim sanırsam, biraz önce de kalktım. Nispeten iyiyim. Neyse ki genel olarak güzel geçti sınav, ancak önceki senelere göre sanki daha zordu…

Etiketler: , ,
10 Comments
  1. Volkan Esgel
    19.03 on Kasım 17th, 2008

    Öncelikle geçmiş olsun, iyi ki fotoğraftan tanıyamadık diye sorun çıkarmamışlar:)

  2. Volkan Esgel
    19.08 on Kasım 17th, 2008

    Umarım hedeflediğin yeri tutturabilirsin…

  3. Ahmet Emre Aladağ
    13.15 on Kasım 20th, 2008

    Sağolasın :) Bu arada salladığım bir geometri sorusu tutmamış :( Geometri’de, özellikle de benzerlikte ne zaman sallasam yanlış çıkıyor galiba =)

  4. nihan güven
    16.28 on Kasım 22nd, 2008

    öncelikle şunu söyliyim geometriden hiç anlayamayan ve matematikten boş geçmeyen biri olarak nasıl oldu bilmiyorum matematikte hata yaptım geometriyi hatasız geçtim:D hepimize geçmiş olsun.. sınav iyiydi ama tübitak bursu hayalle kalmadı rüyalarıma girdi.nedir bu aslı astarı var mıdır..

  5. Tuuce
    20.06 on Aralık 21st, 2008

    Dediğin kurumlar hangi puan aralıklarına burs veriyor? Bir de yurtdışından dönüşte onların istediği yerde istediği kadar çalışma zorunluluğun oluyor mu? Öyle bir şeyler duymuştum sanki bir ara..

  6. Ahmet Emre Aladağ
    18.36 on Aralık 22nd, 2008

    TÜBİTAK EA puanına göre veriyormuş bursu. Duyumlarıma göre 91-92 puana veriyormuş ama bilgim tamamen duyumdan ibaret. MEB’i bilmiyorum ancak TÜBİTAK daha sağlam diyorlardı. MEB hakkında “burs alacağın kesin olmama” gibi bir şeyler duydum, tam olarak bilmiyorum nedir sakat tarafı.

    Ayrıca yine bu kurum(lar?) yurt dışı bursu da verebiliyor. Yurt dışında okuduğun sürenin iki katı kadar yurt içinde zorunlu hizmet yapıyorsun. Ataması nasıl gerçekleşiyor, onu da bilmiyorum ama bu burs seçeneklerim arasında değil :) Onun yerine Türkiye’de iyi yurt dışı referansı olan bir okulda yükseğimi yapar doktoraya yurt dışına karşılıksız burs ile giderim (tabi olursa :) )

  7. Tuuce
    1.00 on Aralık 23rd, 2008

    Ben de seninle aynı fikirdeyim. Zaten burada prestijli bi okuldan master’ı tamamladın mı doktoraya burslu almamaları çok zor bir ihtimal. Doktora kelimesi bile korkunç geliyor ama gül-diken meselesi işte :)

  8. Ahmet Emre Aladağ
    1.27 on Aralık 23rd, 2008

    Doktora… Biraz da kısa olsaydı! Genelde 5-6 yılı bulabiliyor. Gerçi işin tuhafı İngiltere’de hiç ders almadan 3 yıllık araştırma bazlı olanlar var ama tabi ders almadan araştırmak da kasar biraz :)

  9. rufus
    12.49 on Mart 31st, 2009

    eee sonuçlar ne oldu? merak ettim(:

  10. Ahmet Emre Aladağ
    16.54 on Mart 31st, 2009

    Bir sonraki yazıda yazıyor :)

Leave a Reply