BT
Alcatel stajım bitti
2nd Ağu 2008 | Sınıfı: BT, Hayat 5

Bir staj daha bitti ve birçok şey öğrenmiş oldum. Öncelikle Alcatel’in çalışanlarına güzel imkanlar sunduğunu, çalışma ortamının ve çalışan ilişkilerinin oldukça güzel olduğunu, işe kot pantolonla gelip öğle aralarında araba yarışı ya da Age of Empires oynayacak kadar rahat, birçok sefer mesaiye kalabilecek kadar yoğun olduklarını gördüm. Yazılımdaki bir hatayı bulmak için çabalarken yaşadıkları stresli anlarına, buldukları zamanki sevinçlerine tanık oldum. Sağolsunlar, ellerinden geldiğince ilgilendiler (özellikle Melih).

Ancak, çıkardığım dersler de var bu stajdan. Mesela kurumsal olmayan, klimaları çarpmayan bir firmada çalışarak daha verimli sonuçlar ortaya koyabileceğimi tahmin ediyorum :) Evet, 3 hafta boyunca hasta gezdim maalesef. Ya klimalar çarptı, ya da allerjen madde üfledi, bilemiyorum. Ayrıca yaptıkları işlere bakınca binlerce satır Java kodları arasında boğuşmak gözümü korkuttu. Bir proje geliştirmişler, 800MB’dan fazla. Kurulumu 3 saat sürüyor!

Ayrıca JSF ile anlaşamadığımı, Java web teknolojilerinin ne kadar paramparça olduğunu da gördüm. Örneğin JPA/Hibernate, Spring, DAO, JSF, Rich-faces, my-faces, glassfish/tomcat/jetty/jboss. Bunlar ve bilmediğim, aklıma gelmeyen diğer parçalardan birçok kombinasyon kurmak mümkün. Her bir kombinasyonun artısı ve eksisi, farklı yapılandırması mevcut. Öğrenmek için ise dolayısıyla tek bir kaynak yok. Her birini bilip bunları bir araya getirmeyi de bir şekilde öğrenmek gerkeiyor. Bu da JSF’yi yeni öğrenen birisi için işkence. Her neyse, ben de bu işkenceye dayanamadım, aklıma Django’nun güzellikleri geldi, ne güzeldi: XML çorbaları yok, tek bir kaynaktan gidebiliyorsun, belgelendirmesi oldukça iyi, her şey kolaylıkla yapılabiliyor. Dolayısıyla dayanamayıp BOLO projesini Django’yla yapmaya kalktım. Modellemesini yaptım, ancak şirkette Python’la uğraşan kimse olmadığı için takım liderinden pek ilgi görmedi.

Güzel bir haber ise bu yaptığımdan bahsederken benden bir Python sunumu istemeleri oldu, ben de onun için hazırlandım, 68 sayfalık kapsamlı bir Python sunumu hazırladım ve bunu stajımın son günü 2 saat içerisinde sundum. Python’a ilgi duyan birkaç kişi seminerin başından sonuna kadar durdu ve güzel sorularla katılım sağladılar, dilin özellikleri, Java ile farkları gibi konulardan konuştuk kendileriyle. Sonrasında tatlı (baklavalı mı desem) bir vedalaşma merasiminin ardından stajımı tamamladım.

Neler mi yaptım?

  • Bir sunucuya Fedora, ardından RHEL5 kurdum.
  • Onun üzerine Oracle 10g Sunucu kurdum.
  • vncserver kurdum
  • Tüm bunların yapılandırma, otomatik başlatma ayarları ve belgelendirmesini yaptım. Bunları yaparken Linux’ta rc seviyelerinin ne anlama geldiğini öğrendim.
  • pyorainstaller adlı otomatik Oracle kurucu&yapılandırıcı program geliştirdim.
  • Biraz Oracle çalıştım.
  • JSF öğrenmeye kalktım. JSF for non believers makalesi üzerinden gittim, sonra appfuse’a dadanıp BOLO’yu anlamaya uğraştım.
  • Sunucunun uyku modunu kapatmama rağmen internet etkinliği olmadığında bağlantıyı kesmesi (dolayısıyla sunucuyu kullanan Hande’nin her kesilişte kızması) üzerine dakika başı başka bir yerleri pingleyen bir script yazdım, bunu crontab ile otomatikleştirdim. Buradan crontabı öğrenmiş oldum.
  • SOA Araştırması yaptım. Ne olduğu hakkında fikir edindim.
  • Python sunumu için araştırma yaptım, Python’un bilmediğim yönlerini keşfettim: closure, decorator, zip, set gibi şeylerin mevcudiyeti ile Python’un doğuştan Polymorphic olması(statik tür tanımlaması yok ki Polymorphism diye bir kavram olsun! Kodu yazmaya kalkınca fark ettim :) ) ve resmi arayüz (interface) desteğinin olmaması, vs.
  • Ayrıca yanımda çalışan diğer stajyer Elif’in PHP üzerinde çalışması sırasında ona yardım etmekten PHP bilgilerimi hatırladım diyebilirim. Onun için de staj oldukça verimli geçti. Ben kurulum yaparken Linux ve Oracle hakkında genel bir bilgi edindi, sonra veritabanı sistemlerini, ER Diyagramları, SQL ifadelerini anlattım. Sonra w3schools.org sitesini vermemle SQL Ve PHP’yi çözmesi bir oldu :) Toplantı salonu rezervasyon sistemi yaptı bu arada.

Şimdilerde ise TOEFL çalışmalarına, sınava girmemle de Oracle sınavına ağırlık vereceğim sanırım. Yoğun aylar dizisi beni bekliyor. Unutmadan, sanırım akademsiyen olacağım…

Etiketler: ,
5 Comments
  1. Remzi Düzağaç
    0.09 on Ağustos 3rd, 2008

    O rezervasyon sistemini sen yapmayacakmıydın? :D

  2. Ahmet Emre Aladağ
    16.35 on Ağustos 3rd, 2008

    Önceki yazımı okumadın galiba, vazgeçip insan kaynaklarına çevirmişlerdi :)

  3. Sera G.
    21.40 on Ağustos 3rd, 2008

    Sendeki “akademsiyen” ışığını C’de bana array leri anlatırken görmüştüm :D İlerde çiçeğimizle, küçük not kağıtları tutacağımızla gelir bir çayını içeriz artık Emre :P

  4. Mete Ercan Pakdil
    23.46 on Ağustos 3rd, 2008

    Sera’nın da dediği gibi sende akademisyen ışığı var. Bence Alcatel’e gidiyorsun ve sunum yapıp çıkıyorsun. Orada birine PHP öğretiyorsun. Dahası bu site.. Amerikanların dediği gibi: “Hadi dostum kendine bir bak.” :)

  5. Ahmet Emre Aladağ
    19.38 on Ağustos 5th, 2008

    Yorumlar için teşekkürler :)

    @Sera: Bekleriz tabi, buyrun gelin. Bir zamanlar C ile program yazıyorduk diye nostalji yaparız :P (Çaktırma C’ye rakip bi dil geliştiriyorum da ;) )

    @Mete Ercan: Evet, öğretmeyi, bilgi aktarmayı çok seviyorum.Bir de yanında Python olursa yeme de yanında yat :) Ama bir şekilde (işleri aksatmaktan korkmadan) insanların üzerine giderek onlardan bilgi kapmayı öğrenmem gerekiyor, sanırım bu konuda biraz pasifim. O da düzelirse tam olacak :)

Leave a Reply

IMPORTANT! To be able to proceed, you need to solve the following simple math (so we know that you are a human) :-)

What is 11 + 10 ?
Please leave these two fields as-is: