Ah hocam ah!
Yarın Türkçe finalim var ve ilginç bir şey söyleyeyim mi? Hocamızın sınavda soracağı kitaplardan birisi olan “Kum saatini izlerken”, 1998 yılında 2000 adet basılıp daha sonra baskısına devam edilmeyen bir kitap! 9 sene içerisinde bu kitabı satın alanlara 10 sınıf x 30 kişi=300 kişilik bir Işık Üniversitesi Türkçe öğrencileri topluluğunu da katarsanız, kitabı temin edemediğimi tahmin edersiniz herhalde.
Dönemin sonuna doğru sınıf arkadaşlarımın hocaya “Hocam bulamıyoruz kitabı” diye yakardıklarını duymuştum. Hoca da “internetten alın o zaman” demişti. Ben de finale 10 gün kala siparişimi verdim. Tedarik süresi tahmini 2 gün idi. Zamanla tüm kitaplar temin edildi, ancak bir tek bu kitap ortalıkta yok! E-posta ile sordum, yayın evine ulaşılamadığını ya da kitabın baskısının bittiğini, paramı iade edeceklerini söylediler. Tarih 24 Ocak 2007, finale 3 gün kala! Ertesi gün Kadıköy’de de kalmadığını öğrenince, yandığımı anladım. İnternette kitabın özeti de olmadığına göre, tek çarem ya derste sunum yapanların anlattıklarıyla yetinmek, ya da kitabı birisine anlattırmak. Sınava kemiksiz 4 saat kaldı ve umuyorum ki birazdan çalışmaya başlayacağım.
Sonradan ekleme: Hoca sınavda 2 kitaptan 30′ar puanlık birer soru sordu. Kum saatini izlerken kitabının sorularını da sunumlardan, arkadaşımın anlattığından, ekşisözlükten ve wikipedia’dan hatırladığım kadarıyla cevapladım. Yalnız sınavın 5 sayfa olduğunu görünce yetiştiremem diye korkup sınavı 50 dakikada bitirdim. Halbuki süre 2.5 saatmiş
Geçen sefer 1.5 saatlik tarih sınavını da 45 dakikada bitirmiştim. En iyisi kol saatime pil taktırmayı geciktirmeyeyim.
Bu final dönemi öncekilerden çok daha acımasız olacağa benziyor. Bir yandan kimsenin yapamadığı konuları yaptığım, herkesin yaptığı konuları yapamadığım Elektrik finali, diğer yandan daha çalışmadığım Türkçe, C, Ekonomi, Tarih, Elektrik Lab ve Web finalleri… CSE380 kodlu Bilgisayar Mühendisliğinde Özel Projeler dersinde geliştirdiğimiz e-öğrenme sisteminin raporunu bir an evvel bitirebilirsem diğerlerine de çalışmaya başlayabilirim.
İşin kötüsü Tarih’ten de Andrew Mango’nun yazdığı 600 küsür sayfalık Atatürk kitabını okumamız gerektiği. 5 günüm kaldığına göre bu da imkansız gözüküyor. Çünkü o kadar gereksiz detay içeren bir kitap ki bir türlü ilerleyemiyorsunuz. Maalesef bu sıkıntıyı herkes paylaşıyor.
Hepsi birden saldırınca da kafam allak bullak oluyor doğal olarak. Hatta geçenlerde
pardus-kullanıcıları listesinde bilgisayarını açamadığını söyleyen birisine “bilgisayar açılınca blablabla işlemlerini yap” deme gafletinde bile bulundum!!! Napalım, kafa kaldırmıyor. Bunun yanında sıkıntıdan listedeki sorulara cevap verip duruyorum. Ay başında yazdığım programı geliştirdim ve ay boyunca kimin kaç tane ileti gönderdiğini, ileti sayısının % oranını gösteren bir program haline getirdim. Şu anda %2′nin üstüne çıkanların listesi:
| Ad | İ. Sayısı | Yüzde |
| Hikmet TEMİZ | 52 | % 2.16756982076 |
| Kaan Göktaş | 52 | % 2.16756982076 |
| Necmettin Begiter | 56 | % 2.33430596082 |
| Ünal Özüm | 56 | % 2.33430596082 |
| huseyin bilen | 58 | % 2.41767403085 |
| Selim Tavşan | 70 | % 2.91788245102 |
| Ahmet Emre Aladağ | 110 | % 4.5852438516 |
| selim ok | 253 | % 10.5460608587 |
Sanırım kendimi yeterince frenleyememişim
Hele selim…